9786258654158
736015
https://www.kitapova.com/kadinlar-serefeddin-yaltkaya-nin-islam-kadini-sadr-i-islam-kadinlari-yazisi-ile-birlikte
Kadınlar;-Şerefeddin Yaltkaya’nın “İslâm Kadını: Sadr-ı İslâm Kadınları” Yazısı ile Birlikte-
134.20
Arthur Schopenhauer'un “Kadınlar Üzerine (Über die Weiber, 1851)” adlı metni Şerefeddin
Yaltkaya tarafından “Kadınlar” başlığıyla Osmanlı Türkçesine çevrilmiş ve 28 Aralık 1911'de
Sırât-ı Müstakîm dergisinde yayınlanmıştır. Yaltkaya çeviri dışında verdiği açıklamalarla bu
yazıyı şerh ve kritik etmiştir.
Kitapta yer alan diğer metin ise Yaltkaya tarafından kaleme alınmış ve 21 Mart 1334'de İslâm
Mecmuası'nda yayınlamış olan “İslâm Kadını: Sadr-ı İslâm Kadınları” yazısıdır. Müellif,
yazısında Hazret-i Âişe ve Hazret-i Fâtıma örnekleriyle İslâm'ın ilk dönemlerindeki toplumda
kadının sahip olduğu mevkii anlatmaktadır. Yazının dikkate değer bir yönü de Hazret-i Âişe ve
Hazret-i Fâtıma'nın bazı söz ve şiirlerinin tercümelerine yer verilmiş olmasıdır.
***
“Eğer eski Yunanlılar şimdi mevcut olan medeniyetimizi görmüş olsalardı bizi aşağılayacakları
gibi medenî kaidelerimizi tanzim hususunda en evvel tavsiye edecekleri şeyin kadınların
hakiki mevkilerine döndürülmesi olacağı şüphesizdir!” (Schopenhauer)
***
“Sadr-ı İslâmda, harp sahalarında, siyasî mahfil ve meclislerde bulunan pek çok sahabî
kadınlar var idi. Hutbeleri, belâgatleri hatta irticâlen söyledikleri şiirleri ile bu mümtâz ve
mukaddes kadınlar, İslâm'ın ilk safhalarını tezyin ediyorlardı.
Halbuki kadınlığı, celil İslâm dini, arz ettiğimiz gibi ölüm pençesinden kurtarıp diriltmiş ve
gayet canlı olarak yaşatmıştır. Hayatî hadiselerde ve içtimâî ve siyasî ahvalde mühim bir âmil
olan bu kadınların, her husustaki hutbe ve şiirleri, görüş ve ictihâdları tamamıyla zabtedilmiş
ve fevkalâde belîğ olan bu hutbeleri asla kaybedilmeyip an‘aneler ile eslâftan ahlâfa tevdî
kılınmıştır.” (Şerefeddin Yaltkaya)
Arthur Schopenhauer'un “Kadınlar Üzerine (Über die Weiber, 1851)” adlı metni Şerefeddin
Yaltkaya tarafından “Kadınlar” başlığıyla Osmanlı Türkçesine çevrilmiş ve 28 Aralık 1911'de
Sırât-ı Müstakîm dergisinde yayınlanmıştır. Yaltkaya çeviri dışında verdiği açıklamalarla bu
yazıyı şerh ve kritik etmiştir.
Kitapta yer alan diğer metin ise Yaltkaya tarafından kaleme alınmış ve 21 Mart 1334'de İslâm
Mecmuası'nda yayınlamış olan “İslâm Kadını: Sadr-ı İslâm Kadınları” yazısıdır. Müellif,
yazısında Hazret-i Âişe ve Hazret-i Fâtıma örnekleriyle İslâm'ın ilk dönemlerindeki toplumda
kadının sahip olduğu mevkii anlatmaktadır. Yazının dikkate değer bir yönü de Hazret-i Âişe ve
Hazret-i Fâtıma'nın bazı söz ve şiirlerinin tercümelerine yer verilmiş olmasıdır.
***
“Eğer eski Yunanlılar şimdi mevcut olan medeniyetimizi görmüş olsalardı bizi aşağılayacakları
gibi medenî kaidelerimizi tanzim hususunda en evvel tavsiye edecekleri şeyin kadınların
hakiki mevkilerine döndürülmesi olacağı şüphesizdir!” (Schopenhauer)
***
“Sadr-ı İslâmda, harp sahalarında, siyasî mahfil ve meclislerde bulunan pek çok sahabî
kadınlar var idi. Hutbeleri, belâgatleri hatta irticâlen söyledikleri şiirleri ile bu mümtâz ve
mukaddes kadınlar, İslâm'ın ilk safhalarını tezyin ediyorlardı.
Halbuki kadınlığı, celil İslâm dini, arz ettiğimiz gibi ölüm pençesinden kurtarıp diriltmiş ve
gayet canlı olarak yaşatmıştır. Hayatî hadiselerde ve içtimâî ve siyasî ahvalde mühim bir âmil
olan bu kadınların, her husustaki hutbe ve şiirleri, görüş ve ictihâdları tamamıyla zabtedilmiş
ve fevkalâde belîğ olan bu hutbeleri asla kaybedilmeyip an‘aneler ile eslâftan ahlâfa tevdî
kılınmıştır.” (Şerefeddin Yaltkaya)
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.