9786258654202
731757
https://www.kitapova.com/susmusum-okuyarak-ebedi-alemi-felsefe-ve-hikemiyat-i-feyzi-yi-hindi-sebk-i-hindi-sairleri-2
Susmuşum Okuyarak Ebedi Âlemi;Felsefe ve Hikemiyât-ı Feyzî-yi Hindî - Sebk-i Hindî Şairleri: 2
183.00
Babürlü Hindistan'ında Ekber Şah devrinin seçkin simalarından Feyzî-i Hindî (1547-1595),
tasavvufi derinliğe sahip hikemî ve felsefî şiirleriyle, felsefî muhakemeyi, şiir estetiği içinde
birleştiren, şiiri bir hikmet dili halinde kullanan mütefekkir bir şairdir.
Sebk-i Hindî olarak adlandırılan şiir anlayışı, tefekkür merkezli bir şiir dili geliştirmiş; anlamı
kapalı, çağrışım zenginliğine sahip ve okuru zihnî bir çabaya davet eden bir yapı kurmuştur.
Sebk-i Hindî şairleri lafızdan çok manayı ön planda tutmuş; özgün, daha önce denenmemiş
terkipler ve teşbihler kullanarak “maânî-yi bigâne-hemen akla gelmeyen, sırrı hemen ele
vermeyen mana”yı bulma çabasına girmişlerdir. Bu üslubun diğer şairleri gibi Feyzî-i Hindî de
şiirlerinde muhatabını düşünmeye zorlayan ve zihnî çaba gerektiren kapalı ve çok katmanlı
şiirler kaleme almıştır.
Eserin mütercimi Hulûsî Karadeniz, eğitimi, memuriyeti, ülkenin eğitim ve kültür hayatına katkı
sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetler, belediye başkanlığı, İstiklal Mahkemesi'nde
yargılanması gibi oldukça hareketli bir hayat sürmüştür. Resmi görevleri yanında bir yandan da
Farsça ve Arapçadan tercümeler yapmış olması özellikle edebi eserleri tercüme etmesi Hulûsî
Efendi'nin kültürel portresini bugüne taşıyan en önemli vasıflarındandır. Onun tercümeleri
incelendiğinde, klasik Fars ve Türk şiirine vukûfiyeti, dil hassasiyeti ve yer yer çevirilerinde
ortaya koyduğu eleştirel tutumuyla okurlara hem bir çeviri yöntemi hem de bilinçli bir okuma
imkânı sunmaktadır.
Babürlü Hindistan'ında Ekber Şah devrinin seçkin simalarından Feyzî-i Hindî (1547-1595),
tasavvufi derinliğe sahip hikemî ve felsefî şiirleriyle, felsefî muhakemeyi, şiir estetiği içinde
birleştiren, şiiri bir hikmet dili halinde kullanan mütefekkir bir şairdir.
Sebk-i Hindî olarak adlandırılan şiir anlayışı, tefekkür merkezli bir şiir dili geliştirmiş; anlamı
kapalı, çağrışım zenginliğine sahip ve okuru zihnî bir çabaya davet eden bir yapı kurmuştur.
Sebk-i Hindî şairleri lafızdan çok manayı ön planda tutmuş; özgün, daha önce denenmemiş
terkipler ve teşbihler kullanarak “maânî-yi bigâne-hemen akla gelmeyen, sırrı hemen ele
vermeyen mana”yı bulma çabasına girmişlerdir. Bu üslubun diğer şairleri gibi Feyzî-i Hindî de
şiirlerinde muhatabını düşünmeye zorlayan ve zihnî çaba gerektiren kapalı ve çok katmanlı
şiirler kaleme almıştır.
Eserin mütercimi Hulûsî Karadeniz, eğitimi, memuriyeti, ülkenin eğitim ve kültür hayatına katkı
sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetler, belediye başkanlığı, İstiklal Mahkemesi'nde
yargılanması gibi oldukça hareketli bir hayat sürmüştür. Resmi görevleri yanında bir yandan da
Farsça ve Arapçadan tercümeler yapmış olması özellikle edebi eserleri tercüme etmesi Hulûsî
Efendi'nin kültürel portresini bugüne taşıyan en önemli vasıflarındandır. Onun tercümeleri
incelendiğinde, klasik Fars ve Türk şiirine vukûfiyeti, dil hassasiyeti ve yer yer çevirilerinde
ortaya koyduğu eleştirel tutumuyla okurlara hem bir çeviri yöntemi hem de bilinçli bir okuma
imkânı sunmaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.