9786258654226
731765
https://www.kitapova.com/gunduzumu-gordun-gecemi-sorma-hikemiyat-i-saib-i-tebrizi-sebk-i-hindi-sairleri-4
Gündüzümü Gördün Gecemi Sorma;Hikemiyât-ı Sâib-i Tebrîzî - Sebk-i Hindî Şairleri: 4
366.00
Fars şiirinin en güçlü ve en etkili simalarından biri olan Sâib-i Tebrîzî (1601-1676), Safevî
Devleti'nin en parlak dönemi şairlerindendir. Sâib bir Türk şairi olmasına rağmen Fars
edebiyatında yeni bir ekol kurmuş ve Hint üslûbunun (Sebk-i Hindî) sayılı temsilcileri arasında
yer almıştır. İran, Hindistan, Azerbaycan ve Orta Asya'daki birçok şair üzerinde, lafız ve mâna
sanatındaki mahareti, geniş muhayyilesi ve yeni mazmunlar bulmasıyla güçlü bir etki sahibi
olmuştur.
Sebk-i Hindî olarak adlandırılan şiir anlayışı, tefekkür merkezli bir şiir dili geliştirmiş; anlamı
kapalı, çağrışım zenginliğine sahip ve okuru zihnî bir çabaya davet eden bir yapı kurmuştur.
Sebk-i Hindî şairleri lafızdan çok manayı ön planda tutmuş; özgün, daha önce denenmemiş
terkipler ve teşbihler kullanarak “maânî-yi bigâne-hemen akla gelmeyen, sırrı hemen ele
vermeyen mana”yı bulma çabasına girmişlerdir. Bu üslubun diğer şairleri gibi Sâib-i Tebrîzî de
şiirlerinde muhatabını düşünmeye zorlayan ve zihnî çaba gerektiren kapalı ve çok katmanlı
şiirler kaleme almıştır.
Eserin mütercimi Hulûsî Karadeniz, eğitimi, memuriyeti, ülkenin eğitim ve kültür hayatına katkı
sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetler, belediye başkanlığı, İstiklal Mahkemesi'nde
yargılanması gibi oldukça hareketli bir hayat sürmüştür. Resmi görevleri yanında bir yandan da
Farsça ve Arapçadan tercümeler yapmış olması özellikle edebi eserleri tercüme etmesi Hulûsî
Efendi'nin kültürel portresini bugüne taşıyan en önemli vasıflarındandır. Onun tercümeleri
incelendiğinde, klasik Fars ve Türk şiirine vukûfiyeti, dil hassasiyeti ve yer yer çevirilerinde
ortaya koyduğu eleştirel tutumuyla okurlara hem bir çeviri yöntemi hem de bilinçli bir okuma
imkânı sunmaktadır.
Fars şiirinin en güçlü ve en etkili simalarından biri olan Sâib-i Tebrîzî (1601-1676), Safevî
Devleti'nin en parlak dönemi şairlerindendir. Sâib bir Türk şairi olmasına rağmen Fars
edebiyatında yeni bir ekol kurmuş ve Hint üslûbunun (Sebk-i Hindî) sayılı temsilcileri arasında
yer almıştır. İran, Hindistan, Azerbaycan ve Orta Asya'daki birçok şair üzerinde, lafız ve mâna
sanatındaki mahareti, geniş muhayyilesi ve yeni mazmunlar bulmasıyla güçlü bir etki sahibi
olmuştur.
Sebk-i Hindî olarak adlandırılan şiir anlayışı, tefekkür merkezli bir şiir dili geliştirmiş; anlamı
kapalı, çağrışım zenginliğine sahip ve okuru zihnî bir çabaya davet eden bir yapı kurmuştur.
Sebk-i Hindî şairleri lafızdan çok manayı ön planda tutmuş; özgün, daha önce denenmemiş
terkipler ve teşbihler kullanarak “maânî-yi bigâne-hemen akla gelmeyen, sırrı hemen ele
vermeyen mana”yı bulma çabasına girmişlerdir. Bu üslubun diğer şairleri gibi Sâib-i Tebrîzî de
şiirlerinde muhatabını düşünmeye zorlayan ve zihnî çaba gerektiren kapalı ve çok katmanlı
şiirler kaleme almıştır.
Eserin mütercimi Hulûsî Karadeniz, eğitimi, memuriyeti, ülkenin eğitim ve kültür hayatına katkı
sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetler, belediye başkanlığı, İstiklal Mahkemesi'nde
yargılanması gibi oldukça hareketli bir hayat sürmüştür. Resmi görevleri yanında bir yandan da
Farsça ve Arapçadan tercümeler yapmış olması özellikle edebi eserleri tercüme etmesi Hulûsî
Efendi'nin kültürel portresini bugüne taşıyan en önemli vasıflarındandır. Onun tercümeleri
incelendiğinde, klasik Fars ve Türk şiirine vukûfiyeti, dil hassasiyeti ve yer yer çevirilerinde
ortaya koyduğu eleştirel tutumuyla okurlara hem bir çeviri yöntemi hem de bilinçli bir okuma
imkânı sunmaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.