II. Meşrutiyet’ten Sevr’e Giden Süreç: Tanıklıklar (1908–1920);Sultan Mehmed Reşad’ın Üçüncü Mabeyncisi ve Kayınbiraderinin Oğlu Ahmet İhsan Tuğcu’nun Hatıratı

Stok Kodu:
9786258654172
Boyut:
140-230-
Sayfa Sayısı:
416
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-07-20
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%39 indirimli
500,00
305,00
9786258654172
736011
II. Meşrutiyet’ten Sevr’e Giden Süreç: Tanıklıklar (1908–1920);Sultan Mehmed Reşad’ın Üçüncü Mabeyncisi ve Kayınbiraderinin Oğlu Ahmet İhsan Tuğcu’nun Hatıratı
II. Meşrutiyet’ten Sevr’e Giden Süreç: Tanıklıklar (1908–1920);Sultan Mehmed Reşad’ın Üçüncü Mabeyncisi ve Kayınbiraderinin Oğlu Ahmet İhsan Tuğcu’nun Hatıratı
305.00
Osmanlı İmparatorluğu'nun en çalkantılı yılları, bir babanın tanıklıkları ve bir oğlun titiz derlemesiyle bugünlere gelmekte. Ahmet İhsan Tuğcu, babası İbrahim Tuğcu'nun saraya yakın konumu sayesinde şahit olunan olayları; resmî belgeler, dönemin gazeteleri ve kişisel gözlemlerle bir araya getirerek dikkat çekici bir hatırat ortaya koyuyor. Rumeli'deki komitacılık hareketlerinden 31 Mart Vakası'na, Edirne'nin geri alınışından Sevr Antlaşması'nın karanlık günlerine kadar uzanan bu eser; yalnızca bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda çözülmekte olan bir imparatorluğun iç yüzüne tutulmuş bir aynadır. Eseri benzersiz kılan unsurlardan biri de kaleme alınış biçimidir. Savaşların, yokluğun ve ekonomik sıkıntıların hüküm sürdüğü bir dönemde, kâğıt teminindeki güçlükler nedeniyle hatıratın bazı bölümleri resmî belge taslaklarının arka yüzlerine yazılmıştır. Bu yönüyle eser, yalnızca tarihî olayları değil; dönemin ekonomik, idarî ve toplumsal şartlarını da satır aralarında taşıyan önemli bir belge niteliğindedir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun en çalkantılı yılları, bir babanın tanıklıkları ve bir oğlun titiz derlemesiyle bugünlere gelmekte. Ahmet İhsan Tuğcu, babası İbrahim Tuğcu'nun saraya yakın konumu sayesinde şahit olunan olayları; resmî belgeler, dönemin gazeteleri ve kişisel gözlemlerle bir araya getirerek dikkat çekici bir hatırat ortaya koyuyor. Rumeli'deki komitacılık hareketlerinden 31 Mart Vakası'na, Edirne'nin geri alınışından Sevr Antlaşması'nın karanlık günlerine kadar uzanan bu eser; yalnızca bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda çözülmekte olan bir imparatorluğun iç yüzüne tutulmuş bir aynadır. Eseri benzersiz kılan unsurlardan biri de kaleme alınış biçimidir. Savaşların, yokluğun ve ekonomik sıkıntıların hüküm sürdüğü bir dönemde, kâğıt teminindeki güçlükler nedeniyle hatıratın bazı bölümleri resmî belge taslaklarının arka yüzlerine yazılmıştır. Bu yönüyle eser, yalnızca tarihî olayları değil; dönemin ekonomik, idarî ve toplumsal şartlarını da satır aralarında taşıyan önemli bir belge niteliğindedir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat