9786255017987
816782
https://www.kitapova.com/algoritmalarin-estetigi-dijital-sanat-ve-dijital-kultur
Algoritmaların Estetiği: Dijital Sanat ve Dijital Kültür
350.00
Özet
Bu çalışma, dijital kültür ve dijital sanat bağlamında kamusal mekânların yapay zekâ, veriler ve yeni medya teknolojileri ile nasıl dönüştüğünü incelemektedir. Geleneksel kamusal alan ile siber uzam arasındaki sınırların bulanıklaştığı, mimari yüzeylerin dijital arayüzlere dönüştüğü hibrit bir ekosistem ele alınmaktadır. Lev Manovich'in artırılmış mekân kavramsallaştırması ışığında, Walter Benjamin'in flanör figürünün dijital çağda veri akışları arasında gezinen bir "dijital flanöre" evrildiği vurgulanmaktadır. Nam June Paik, Jenny Holzer ve Refik Anadol gibi öncü sanatçıların eserleri üzerinden; elektronik medyanın, metin projeksiyonlarının ve yapay zekâ destekli veri heykellerinin kentsel algıyı, kolektif belleği ve estetik deneyimi nasıl yeniden şekillendirdiği detaylı bir şekilde analiz edilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Dijital Sanat, Kamusal Alan, Yapay Zekâ
Abstract
This study examines how public spaces are transformed by artificial intelligence, data, and new media technologies within the context of digital culture and digital art. It explores a hybrid ecosystem where the boundaries between traditional public space and cyberspace blur, and architectural surfaces evolve into digital interfaces. In light of Lev Manovich's conceptualization of augmented space, it emphasizes how Walter Benjamin's flâneur figure has evolved into a "digital flâneur" navigating data flows in the digital age. Through the works of pioneering artists such as Nam June Paik, Jenny Holzer, and Refik Anadol, the study analyzes in detail how electronic media, text projections, and AI-driven data sculptures reshape urban perception, collective memory, and aesthetic experience.
Keywords: Digital Art, Public Space, Artificial Intelligence
Bu çalışma, dijital kültür ve dijital sanat bağlamında kamusal mekânların yapay zekâ, veriler ve yeni medya teknolojileri ile nasıl dönüştüğünü incelemektedir. Geleneksel kamusal alan ile siber uzam arasındaki sınırların bulanıklaştığı, mimari yüzeylerin dijital arayüzlere dönüştüğü hibrit bir ekosistem ele alınmaktadır. Lev Manovich'in artırılmış mekân kavramsallaştırması ışığında, Walter Benjamin'in flanör figürünün dijital çağda veri akışları arasında gezinen bir "dijital flanöre" evrildiği vurgulanmaktadır. Nam June Paik, Jenny Holzer ve Refik Anadol gibi öncü sanatçıların eserleri üzerinden; elektronik medyanın, metin projeksiyonlarının ve yapay zekâ destekli veri heykellerinin kentsel algıyı, kolektif belleği ve estetik deneyimi nasıl yeniden şekillendirdiği detaylı bir şekilde analiz edilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Dijital Sanat, Kamusal Alan, Yapay Zekâ
Abstract
This study examines how public spaces are transformed by artificial intelligence, data, and new media technologies within the context of digital culture and digital art. It explores a hybrid ecosystem where the boundaries between traditional public space and cyberspace blur, and architectural surfaces evolve into digital interfaces. In light of Lev Manovich's conceptualization of augmented space, it emphasizes how Walter Benjamin's flâneur figure has evolved into a "digital flâneur" navigating data flows in the digital age. Through the works of pioneering artists such as Nam June Paik, Jenny Holzer, and Refik Anadol, the study analyzes in detail how electronic media, text projections, and AI-driven data sculptures reshape urban perception, collective memory, and aesthetic experience.
Keywords: Digital Art, Public Space, Artificial Intelligence
Özet
Bu çalışma, dijital kültür ve dijital sanat bağlamında kamusal mekânların yapay zekâ, veriler ve yeni medya teknolojileri ile nasıl dönüştüğünü incelemektedir. Geleneksel kamusal alan ile siber uzam arasındaki sınırların bulanıklaştığı, mimari yüzeylerin dijital arayüzlere dönüştüğü hibrit bir ekosistem ele alınmaktadır. Lev Manovich'in artırılmış mekân kavramsallaştırması ışığında, Walter Benjamin'in flanör figürünün dijital çağda veri akışları arasında gezinen bir "dijital flanöre" evrildiği vurgulanmaktadır. Nam June Paik, Jenny Holzer ve Refik Anadol gibi öncü sanatçıların eserleri üzerinden; elektronik medyanın, metin projeksiyonlarının ve yapay zekâ destekli veri heykellerinin kentsel algıyı, kolektif belleği ve estetik deneyimi nasıl yeniden şekillendirdiği detaylı bir şekilde analiz edilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Dijital Sanat, Kamusal Alan, Yapay Zekâ
Abstract
This study examines how public spaces are transformed by artificial intelligence, data, and new media technologies within the context of digital culture and digital art. It explores a hybrid ecosystem where the boundaries between traditional public space and cyberspace blur, and architectural surfaces evolve into digital interfaces. In light of Lev Manovich's conceptualization of augmented space, it emphasizes how Walter Benjamin's flâneur figure has evolved into a "digital flâneur" navigating data flows in the digital age. Through the works of pioneering artists such as Nam June Paik, Jenny Holzer, and Refik Anadol, the study analyzes in detail how electronic media, text projections, and AI-driven data sculptures reshape urban perception, collective memory, and aesthetic experience.
Keywords: Digital Art, Public Space, Artificial Intelligence
Bu çalışma, dijital kültür ve dijital sanat bağlamında kamusal mekânların yapay zekâ, veriler ve yeni medya teknolojileri ile nasıl dönüştüğünü incelemektedir. Geleneksel kamusal alan ile siber uzam arasındaki sınırların bulanıklaştığı, mimari yüzeylerin dijital arayüzlere dönüştüğü hibrit bir ekosistem ele alınmaktadır. Lev Manovich'in artırılmış mekân kavramsallaştırması ışığında, Walter Benjamin'in flanör figürünün dijital çağda veri akışları arasında gezinen bir "dijital flanöre" evrildiği vurgulanmaktadır. Nam June Paik, Jenny Holzer ve Refik Anadol gibi öncü sanatçıların eserleri üzerinden; elektronik medyanın, metin projeksiyonlarının ve yapay zekâ destekli veri heykellerinin kentsel algıyı, kolektif belleği ve estetik deneyimi nasıl yeniden şekillendirdiği detaylı bir şekilde analiz edilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Dijital Sanat, Kamusal Alan, Yapay Zekâ
Abstract
This study examines how public spaces are transformed by artificial intelligence, data, and new media technologies within the context of digital culture and digital art. It explores a hybrid ecosystem where the boundaries between traditional public space and cyberspace blur, and architectural surfaces evolve into digital interfaces. In light of Lev Manovich's conceptualization of augmented space, it emphasizes how Walter Benjamin's flâneur figure has evolved into a "digital flâneur" navigating data flows in the digital age. Through the works of pioneering artists such as Nam June Paik, Jenny Holzer, and Refik Anadol, the study analyzes in detail how electronic media, text projections, and AI-driven data sculptures reshape urban perception, collective memory, and aesthetic experience.
Keywords: Digital Art, Public Space, Artificial Intelligence
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 350,00 | 350,00 |
| 2 | 175,00 | 350,00 |
| 3 | 116,67 | 350,00 |
| 4 | 87,50 | 350,00 |
| 5 | 70,00 | 350,00 |
| 6 | 58,33 | 350,00 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.