Wilhelm Von Humboldt'da Dil-Düşünce İlişkisi

Stok Kodu:
9786255527721
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
194
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-09-04
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%24 indirimli
400,00
304,00
Havale/EFT ile: 258,40
9786255527721
813101
Wilhelm Von Humboldt'da Dil-Düşünce İlişkisi
Wilhelm Von Humboldt'da Dil-Düşünce İlişkisi
304.00
Antik Çağ'dan günümüze, felsefe tarihi açısından dil önemli bir inceleme konusu olagelmiştir. Aynı şekilde, popüler kültür gibi hemen her alanda tartışılmaya ve incelenmeye devam edilmiştir. Buna rağmen dil-düşünce ilişkisinin neliği tam olarak ortaya konulamamıştır. Bunun temel nedeni, insandaki dil yetisinin, düşünme eyleminden bağımsız ele alınamamasıdır. Nitekim her birey kolayca şu gözlemde bulunabilir: Dil yetisi ve düşünme eylemi yalnızca insana özgüdür. Öyleyse şu sonuca ulaşmak zor değildir: Dili olan insan düşünüyorsa ya da düşünen insanın dili varsa bu iki görüngü arasında bir “bağ” vardır. Felsefe ve filoloji açısından bu bağ, temel bir sorundur. Yadsınamaz bu bağın niteliği, yer ve zaman açısından değişikliğe uğramıştır; örneğin Antik Çağ'da dil ile düşüncenin aynı şey olduğuna yönelik görüş yaygınken Orta Çağ'dan itibaren bu görüş zayıflamaya başlamıştır. Yeni Çağ'a gelindiğinde düalist bir yaklaşımla dilin düşünceyi belirlediği ve etkilediği görüşü ortaya çıkmıştır. Günümüzde bu sorun dil bilimi ile beraber bilişsel psikoloji ile nöropsikolojinin ilgi alanlarına girerek deneysel çalışmalarla iyice karmaşık hale gelmiştir. Bu karmaşıklığı gidermek için dilin tek taraflı düşünceyi etkilemediği, ikisinin birbirini etkilediği bir “etkileşim” modeli ortaya koyulmuştur. Düşünce tarihinde böylesine önemli ve temel bir sorun olan dil-düşünce ilişkisi üzerine yeni bir şeyler söylemek büyük bir iddia olacaktır. Wilhelm von Humboldt, dil-düşünce ilişkisi bağlamında, Antik Çağ düşüncesi ile günümüzün düşüncesi arasında bir köprü inşa etmiştir. Bu anlamda Humboldt'un dil-düşünce ilişkisine yönelik görüşlerini incelemek günümüz dil-düşünce ilişkisine ışık tutması açısından önemlidir. Bu çalışmanın önemi, Humboldt'un felsefesini dil ekseninde değerlendirmiş olmasının ve dil görüşü içerisinde de ele aldığı en önemli sorunun dil-düşünce ilişkisi olduğunu ortaya koymasıdır. Bu bağlamda dil-düşünce odaklı Humboldt felsefesi, bu çalışmanın kapsamını oluşturmaktadır.
Antik Çağ'dan günümüze, felsefe tarihi açısından dil önemli bir inceleme konusu olagelmiştir. Aynı şekilde, popüler kültür gibi hemen her alanda tartışılmaya ve incelenmeye devam edilmiştir. Buna rağmen dil-düşünce ilişkisinin neliği tam olarak ortaya konulamamıştır. Bunun temel nedeni, insandaki dil yetisinin, düşünme eyleminden bağımsız ele alınamamasıdır. Nitekim her birey kolayca şu gözlemde bulunabilir: Dil yetisi ve düşünme eylemi yalnızca insana özgüdür. Öyleyse şu sonuca ulaşmak zor değildir: Dili olan insan düşünüyorsa ya da düşünen insanın dili varsa bu iki görüngü arasında bir “bağ” vardır. Felsefe ve filoloji açısından bu bağ, temel bir sorundur. Yadsınamaz bu bağın niteliği, yer ve zaman açısından değişikliğe uğramıştır; örneğin Antik Çağ'da dil ile düşüncenin aynı şey olduğuna yönelik görüş yaygınken Orta Çağ'dan itibaren bu görüş zayıflamaya başlamıştır. Yeni Çağ'a gelindiğinde düalist bir yaklaşımla dilin düşünceyi belirlediği ve etkilediği görüşü ortaya çıkmıştır. Günümüzde bu sorun dil bilimi ile beraber bilişsel psikoloji ile nöropsikolojinin ilgi alanlarına girerek deneysel çalışmalarla iyice karmaşık hale gelmiştir. Bu karmaşıklığı gidermek için dilin tek taraflı düşünceyi etkilemediği, ikisinin birbirini etkilediği bir “etkileşim” modeli ortaya koyulmuştur. Düşünce tarihinde böylesine önemli ve temel bir sorun olan dil-düşünce ilişkisi üzerine yeni bir şeyler söylemek büyük bir iddia olacaktır. Wilhelm von Humboldt, dil-düşünce ilişkisi bağlamında, Antik Çağ düşüncesi ile günümüzün düşüncesi arasında bir köprü inşa etmiştir. Bu anlamda Humboldt'un dil-düşünce ilişkisine yönelik görüşlerini incelemek günümüz dil-düşünce ilişkisine ışık tutması açısından önemlidir. Bu çalışmanın önemi, Humboldt'un felsefesini dil ekseninde değerlendirmiş olmasının ve dil görüşü içerisinde de ele aldığı en önemli sorunun dil-düşünce ilişkisi olduğunu ortaya koymasıdır. Bu bağlamda dil-düşünce odaklı Humboldt felsefesi, bu çalışmanın kapsamını oluşturmaktadır.
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 304,00    304,00   
2 152,00    304,00   
3 101,33    304,00   
4 76,00    304,00   
5 60,80    304,00   
6 50,67    304,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat