Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor
9786253837655
814958
https://www.kitapova.com/seriattan-laiklige-mustafa-kemalin-hukuk-reformu-1927
Şeriattan Laikliğe: Mustafa Kemal'in Hukuk Reformu (1927)
106.14
Léon Ostroróg'un bu çalışması, Doğu toplumlarının hukuk zihniyetindeki dönüşümü, metin odaklı şer'i mantıktan insan yapımı
laik yasama anlayışına geçiş ekseninde tahlil etmektedir. Çalışma, İslam hukukunun metodolojik yapısını kapsayan Usûl-i Fıkıh
geleneklerini ve bu sistemin içtihat kapısının kapanmasıyla geçirdiği katılaşma süreçlerini felsefi boyutta ele alır. Doğu dünyasında
kutsal vahye dayalı hukuk tasavvuru ile Türk idari ve askeri geleneğinden süzülen Kanun yapma pratikleri arasındaki tarihsel gerilim,
Türkiye'nin modernleşme serüveninin temel dinamiği olarak konumlandırılır.
Metin, Osmanlı son dönemi ile erken Cumhuriyet reformları arasındaki süreklilik ve kopuş ilişkisini sosyo-psikolojik
parametrelerle açıklamaktadır. Tanzimat ve Meşrutiyet devirlerindeki kanunlaştırma hareketlerinin sınırları çizildikten sonra, Ankara
yönetiminin Radikal Laikleşme hamleleri kamu hukuku, yargı erki, eğitim ve sosyal hayatın yeniden düzenlenmesi başlıkları altında
tahlil edilir. Yazar, Medeni Kanun'un kabulü ve halifeliğin ilgası gibi dönüm noktalarını, yalnızca siyasal bir kadronun tercihi değil,
Türk toplum yapısının tarihsel kodlarıyla şekillenen rasyonelleşme arayışının zorunlu bir sonucu olarak yorumlar.
Ostroróg'un tahlilleri, Doğu ve Batı hukuk sistemlerinin karşılaştırmalı metodolojisine dayanarak laik reformların uluslararası
hukuk mantığındaki karşılığını ortaya koymaktadır. İslam aile ve ceza hukukunun klasik yapısındaki normatif kurallar ile modern
medeni hukukun birey odaklı eşitlikçi prensipleri arasındaki tezat, Türkiye deneyimi üzerinden örneklendirilir. Eser, Doğulu bir
toplumun geleneksel hukuk normlarını bütünüyle tasfiye ederek Batı kaynaklı resmî kodları benimsemesini, Doğu tarihinde eşine az
rastlanır bir hukuki ve kültürel paradigma değişimi olarak nitelendirir.
laik yasama anlayışına geçiş ekseninde tahlil etmektedir. Çalışma, İslam hukukunun metodolojik yapısını kapsayan Usûl-i Fıkıh
geleneklerini ve bu sistemin içtihat kapısının kapanmasıyla geçirdiği katılaşma süreçlerini felsefi boyutta ele alır. Doğu dünyasında
kutsal vahye dayalı hukuk tasavvuru ile Türk idari ve askeri geleneğinden süzülen Kanun yapma pratikleri arasındaki tarihsel gerilim,
Türkiye'nin modernleşme serüveninin temel dinamiği olarak konumlandırılır.
Metin, Osmanlı son dönemi ile erken Cumhuriyet reformları arasındaki süreklilik ve kopuş ilişkisini sosyo-psikolojik
parametrelerle açıklamaktadır. Tanzimat ve Meşrutiyet devirlerindeki kanunlaştırma hareketlerinin sınırları çizildikten sonra, Ankara
yönetiminin Radikal Laikleşme hamleleri kamu hukuku, yargı erki, eğitim ve sosyal hayatın yeniden düzenlenmesi başlıkları altında
tahlil edilir. Yazar, Medeni Kanun'un kabulü ve halifeliğin ilgası gibi dönüm noktalarını, yalnızca siyasal bir kadronun tercihi değil,
Türk toplum yapısının tarihsel kodlarıyla şekillenen rasyonelleşme arayışının zorunlu bir sonucu olarak yorumlar.
Ostroróg'un tahlilleri, Doğu ve Batı hukuk sistemlerinin karşılaştırmalı metodolojisine dayanarak laik reformların uluslararası
hukuk mantığındaki karşılığını ortaya koymaktadır. İslam aile ve ceza hukukunun klasik yapısındaki normatif kurallar ile modern
medeni hukukun birey odaklı eşitlikçi prensipleri arasındaki tezat, Türkiye deneyimi üzerinden örneklendirilir. Eser, Doğulu bir
toplumun geleneksel hukuk normlarını bütünüyle tasfiye ederek Batı kaynaklı resmî kodları benimsemesini, Doğu tarihinde eşine az
rastlanır bir hukuki ve kültürel paradigma değişimi olarak nitelendirir.
Léon Ostroróg'un bu çalışması, Doğu toplumlarının hukuk zihniyetindeki dönüşümü, metin odaklı şer'i mantıktan insan yapımı
laik yasama anlayışına geçiş ekseninde tahlil etmektedir. Çalışma, İslam hukukunun metodolojik yapısını kapsayan Usûl-i Fıkıh
geleneklerini ve bu sistemin içtihat kapısının kapanmasıyla geçirdiği katılaşma süreçlerini felsefi boyutta ele alır. Doğu dünyasında
kutsal vahye dayalı hukuk tasavvuru ile Türk idari ve askeri geleneğinden süzülen Kanun yapma pratikleri arasındaki tarihsel gerilim,
Türkiye'nin modernleşme serüveninin temel dinamiği olarak konumlandırılır.
Metin, Osmanlı son dönemi ile erken Cumhuriyet reformları arasındaki süreklilik ve kopuş ilişkisini sosyo-psikolojik
parametrelerle açıklamaktadır. Tanzimat ve Meşrutiyet devirlerindeki kanunlaştırma hareketlerinin sınırları çizildikten sonra, Ankara
yönetiminin Radikal Laikleşme hamleleri kamu hukuku, yargı erki, eğitim ve sosyal hayatın yeniden düzenlenmesi başlıkları altında
tahlil edilir. Yazar, Medeni Kanun'un kabulü ve halifeliğin ilgası gibi dönüm noktalarını, yalnızca siyasal bir kadronun tercihi değil,
Türk toplum yapısının tarihsel kodlarıyla şekillenen rasyonelleşme arayışının zorunlu bir sonucu olarak yorumlar.
Ostroróg'un tahlilleri, Doğu ve Batı hukuk sistemlerinin karşılaştırmalı metodolojisine dayanarak laik reformların uluslararası
hukuk mantığındaki karşılığını ortaya koymaktadır. İslam aile ve ceza hukukunun klasik yapısındaki normatif kurallar ile modern
medeni hukukun birey odaklı eşitlikçi prensipleri arasındaki tezat, Türkiye deneyimi üzerinden örneklendirilir. Eser, Doğulu bir
toplumun geleneksel hukuk normlarını bütünüyle tasfiye ederek Batı kaynaklı resmî kodları benimsemesini, Doğu tarihinde eşine az
rastlanır bir hukuki ve kültürel paradigma değişimi olarak nitelendirir.
laik yasama anlayışına geçiş ekseninde tahlil etmektedir. Çalışma, İslam hukukunun metodolojik yapısını kapsayan Usûl-i Fıkıh
geleneklerini ve bu sistemin içtihat kapısının kapanmasıyla geçirdiği katılaşma süreçlerini felsefi boyutta ele alır. Doğu dünyasında
kutsal vahye dayalı hukuk tasavvuru ile Türk idari ve askeri geleneğinden süzülen Kanun yapma pratikleri arasındaki tarihsel gerilim,
Türkiye'nin modernleşme serüveninin temel dinamiği olarak konumlandırılır.
Metin, Osmanlı son dönemi ile erken Cumhuriyet reformları arasındaki süreklilik ve kopuş ilişkisini sosyo-psikolojik
parametrelerle açıklamaktadır. Tanzimat ve Meşrutiyet devirlerindeki kanunlaştırma hareketlerinin sınırları çizildikten sonra, Ankara
yönetiminin Radikal Laikleşme hamleleri kamu hukuku, yargı erki, eğitim ve sosyal hayatın yeniden düzenlenmesi başlıkları altında
tahlil edilir. Yazar, Medeni Kanun'un kabulü ve halifeliğin ilgası gibi dönüm noktalarını, yalnızca siyasal bir kadronun tercihi değil,
Türk toplum yapısının tarihsel kodlarıyla şekillenen rasyonelleşme arayışının zorunlu bir sonucu olarak yorumlar.
Ostroróg'un tahlilleri, Doğu ve Batı hukuk sistemlerinin karşılaştırmalı metodolojisine dayanarak laik reformların uluslararası
hukuk mantığındaki karşılığını ortaya koymaktadır. İslam aile ve ceza hukukunun klasik yapısındaki normatif kurallar ile modern
medeni hukukun birey odaklı eşitlikçi prensipleri arasındaki tezat, Türkiye deneyimi üzerinden örneklendirilir. Eser, Doğulu bir
toplumun geleneksel hukuk normlarını bütünüyle tasfiye ederek Batı kaynaklı resmî kodları benimsemesini, Doğu tarihinde eşine az
rastlanır bir hukuki ve kültürel paradigma değişimi olarak nitelendirir.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 106,14 | 106,14 |
| 2 | 53,07 | 106,14 |
| 3 | 35,38 | 106,14 |
| 4 | 26,54 | 106,14 |
| 5 | 21,23 | 106,14 |
| 6 | 17,69 | 106,14 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.