9786256057524
819912
https://www.kitapova.com/kendini-kullanma-kilavuzu
Kendini Kullanma Kılavuzu
231.20
Sana nasıl davranılacağını dünyaya öğretmenin zamanı geldi…
Hayatımız boyunca bazı insanlara fazla şans verdik. İyi niyetimizin, sevgimizin ve sabrımızın sınırlarını zorlayanlara sustuk; bizi küçülten, kullanan, manipüle eden ilişkilerin içinde gereğinden fazla kaldık. Sonra da bütün bunların izlerini silmeye çalıştık.
Oysa hayatın içinde kirlenmekten, çamura bulanmaktan tamamen kaçamayız. Önemli olan, üzerimizdeki izleri temizlemeyi bilmektir; yaşananları yok sayıp çamuru hiç bulaşmamış sayamayız.
Nilgün Bodur, Kendini Kullanma Kılavuzu'nda sana yukarıdan bakan, ders veren bir kürsüden seslenmiyor. Kendini tanımaktan tehlikeli insanları fark etmeye, sınır koymaktan "hayır" diyebilmeye kadar hayatın içinden pek çok meseleyi anlatırken fildişi kuleleri terk ediyor; didaktik ezberleri bir kenara bırakıp okurun yanına oturuyor ve onunla dertleşiyor.
Çünkü o kendisinin de belirttiği gibi anlattıklarını sadece kitaplardan, ansiklopedilerden veya yaşam ustalarından öğrenmedi. Bizzat olay mahallindeydi…
Şimdi olay mahallinden çıkmış biri olarak elindeki kılavuzu sana bırakıyor. Sana hayatı öğretmeye değil, seninle birlikte hayatın içinden geçmeye geliyor ve diyor ki: "Beni kullanma süreniz sona erdi. Olay mahalli temizlendi, şeritler çekildi. Sistem artık hatasız çalışıyor ve içeriye sadece kıymet bilenler alınıyor."
Hayatımız boyunca bazı insanlara fazla şans verdik. İyi niyetimizin, sevgimizin ve sabrımızın sınırlarını zorlayanlara sustuk; bizi küçülten, kullanan, manipüle eden ilişkilerin içinde gereğinden fazla kaldık. Sonra da bütün bunların izlerini silmeye çalıştık.
Oysa hayatın içinde kirlenmekten, çamura bulanmaktan tamamen kaçamayız. Önemli olan, üzerimizdeki izleri temizlemeyi bilmektir; yaşananları yok sayıp çamuru hiç bulaşmamış sayamayız.
Nilgün Bodur, Kendini Kullanma Kılavuzu'nda sana yukarıdan bakan, ders veren bir kürsüden seslenmiyor. Kendini tanımaktan tehlikeli insanları fark etmeye, sınır koymaktan "hayır" diyebilmeye kadar hayatın içinden pek çok meseleyi anlatırken fildişi kuleleri terk ediyor; didaktik ezberleri bir kenara bırakıp okurun yanına oturuyor ve onunla dertleşiyor.
Çünkü o kendisinin de belirttiği gibi anlattıklarını sadece kitaplardan, ansiklopedilerden veya yaşam ustalarından öğrenmedi. Bizzat olay mahallindeydi…
Şimdi olay mahallinden çıkmış biri olarak elindeki kılavuzu sana bırakıyor. Sana hayatı öğretmeye değil, seninle birlikte hayatın içinden geçmeye geliyor ve diyor ki: "Beni kullanma süreniz sona erdi. Olay mahalli temizlendi, şeritler çekildi. Sistem artık hatasız çalışıyor ve içeriye sadece kıymet bilenler alınıyor."
Sana nasıl davranılacağını dünyaya öğretmenin zamanı geldi…
Hayatımız boyunca bazı insanlara fazla şans verdik. İyi niyetimizin, sevgimizin ve sabrımızın sınırlarını zorlayanlara sustuk; bizi küçülten, kullanan, manipüle eden ilişkilerin içinde gereğinden fazla kaldık. Sonra da bütün bunların izlerini silmeye çalıştık.
Oysa hayatın içinde kirlenmekten, çamura bulanmaktan tamamen kaçamayız. Önemli olan, üzerimizdeki izleri temizlemeyi bilmektir; yaşananları yok sayıp çamuru hiç bulaşmamış sayamayız.
Nilgün Bodur, Kendini Kullanma Kılavuzu'nda sana yukarıdan bakan, ders veren bir kürsüden seslenmiyor. Kendini tanımaktan tehlikeli insanları fark etmeye, sınır koymaktan "hayır" diyebilmeye kadar hayatın içinden pek çok meseleyi anlatırken fildişi kuleleri terk ediyor; didaktik ezberleri bir kenara bırakıp okurun yanına oturuyor ve onunla dertleşiyor.
Çünkü o kendisinin de belirttiği gibi anlattıklarını sadece kitaplardan, ansiklopedilerden veya yaşam ustalarından öğrenmedi. Bizzat olay mahallindeydi…
Şimdi olay mahallinden çıkmış biri olarak elindeki kılavuzu sana bırakıyor. Sana hayatı öğretmeye değil, seninle birlikte hayatın içinden geçmeye geliyor ve diyor ki: "Beni kullanma süreniz sona erdi. Olay mahalli temizlendi, şeritler çekildi. Sistem artık hatasız çalışıyor ve içeriye sadece kıymet bilenler alınıyor."
Hayatımız boyunca bazı insanlara fazla şans verdik. İyi niyetimizin, sevgimizin ve sabrımızın sınırlarını zorlayanlara sustuk; bizi küçülten, kullanan, manipüle eden ilişkilerin içinde gereğinden fazla kaldık. Sonra da bütün bunların izlerini silmeye çalıştık.
Oysa hayatın içinde kirlenmekten, çamura bulanmaktan tamamen kaçamayız. Önemli olan, üzerimizdeki izleri temizlemeyi bilmektir; yaşananları yok sayıp çamuru hiç bulaşmamış sayamayız.
Nilgün Bodur, Kendini Kullanma Kılavuzu'nda sana yukarıdan bakan, ders veren bir kürsüden seslenmiyor. Kendini tanımaktan tehlikeli insanları fark etmeye, sınır koymaktan "hayır" diyebilmeye kadar hayatın içinden pek çok meseleyi anlatırken fildişi kuleleri terk ediyor; didaktik ezberleri bir kenara bırakıp okurun yanına oturuyor ve onunla dertleşiyor.
Çünkü o kendisinin de belirttiği gibi anlattıklarını sadece kitaplardan, ansiklopedilerden veya yaşam ustalarından öğrenmedi. Bizzat olay mahallindeydi…
Şimdi olay mahallinden çıkmış biri olarak elindeki kılavuzu sana bırakıyor. Sana hayatı öğretmeye değil, seninle birlikte hayatın içinden geçmeye geliyor ve diyor ki: "Beni kullanma süreniz sona erdi. Olay mahalli temizlendi, şeritler çekildi. Sistem artık hatasız çalışıyor ve içeriye sadece kıymet bilenler alınıyor."
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.