9786255021229
821596
https://www.kitapova.com/bir-azadenin-gonul-yuku
Bir Azadenin Gönül Yükü
250.8
"Şiir ki gönül yükünü doldurduğumuz nakışlı heybedir..."
Kalıplara, kuramlara ve sınırlara sığmayan "azade" bir ruhun,
hayatın örsünde dövülmüş mısraları... Hamza Öztürk, Bir
Azadenin Gönül Yükü'nde okuru; çocukluğun soğuk ama samimi
kışlarından, yarım kalmış heveslere, derin bir yalnızlıktan Dicle ile
Fırat misali birbirine akan ömürlük bir sevdaya doğru içsel bir
yolculuğa çıkarıyor.
Zamana, ölüme ve unutulmaya karşı "yarına bir iki söz bırakma"
telaşıyla demlenmiş bu şiirler; yoksul bir ocağın ateşini, turnaların
kanadındaki hasreti ve insan kalbinin onarılmaz kırgınlıklarını en
yalın haliyle fısıldıyor. Heybesini dünyalıkla değil, yaşanmışlıklarla
dolduran bir dervişin iç döküşü...
Kalıplara, kuramlara ve sınırlara sığmayan "azade" bir ruhun,
hayatın örsünde dövülmüş mısraları... Hamza Öztürk, Bir
Azadenin Gönül Yükü'nde okuru; çocukluğun soğuk ama samimi
kışlarından, yarım kalmış heveslere, derin bir yalnızlıktan Dicle ile
Fırat misali birbirine akan ömürlük bir sevdaya doğru içsel bir
yolculuğa çıkarıyor.
Zamana, ölüme ve unutulmaya karşı "yarına bir iki söz bırakma"
telaşıyla demlenmiş bu şiirler; yoksul bir ocağın ateşini, turnaların
kanadındaki hasreti ve insan kalbinin onarılmaz kırgınlıklarını en
yalın haliyle fısıldıyor. Heybesini dünyalıkla değil, yaşanmışlıklarla
dolduran bir dervişin iç döküşü...
"Şiir ki gönül yükünü doldurduğumuz nakışlı heybedir..."
Kalıplara, kuramlara ve sınırlara sığmayan "azade" bir ruhun,
hayatın örsünde dövülmüş mısraları... Hamza Öztürk, Bir
Azadenin Gönül Yükü'nde okuru; çocukluğun soğuk ama samimi
kışlarından, yarım kalmış heveslere, derin bir yalnızlıktan Dicle ile
Fırat misali birbirine akan ömürlük bir sevdaya doğru içsel bir
yolculuğa çıkarıyor.
Zamana, ölüme ve unutulmaya karşı "yarına bir iki söz bırakma"
telaşıyla demlenmiş bu şiirler; yoksul bir ocağın ateşini, turnaların
kanadındaki hasreti ve insan kalbinin onarılmaz kırgınlıklarını en
yalın haliyle fısıldıyor. Heybesini dünyalıkla değil, yaşanmışlıklarla
dolduran bir dervişin iç döküşü...
Kalıplara, kuramlara ve sınırlara sığmayan "azade" bir ruhun,
hayatın örsünde dövülmüş mısraları... Hamza Öztürk, Bir
Azadenin Gönül Yükü'nde okuru; çocukluğun soğuk ama samimi
kışlarından, yarım kalmış heveslere, derin bir yalnızlıktan Dicle ile
Fırat misali birbirine akan ömürlük bir sevdaya doğru içsel bir
yolculuğa çıkarıyor.
Zamana, ölüme ve unutulmaya karşı "yarına bir iki söz bırakma"
telaşıyla demlenmiş bu şiirler; yoksul bir ocağın ateşini, turnaların
kanadındaki hasreti ve insan kalbinin onarılmaz kırgınlıklarını en
yalın haliyle fısıldıyor. Heybesini dünyalıkla değil, yaşanmışlıklarla
dolduran bir dervişin iç döküşü...
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.