9786059278881
817784
https://www.kitapova.com/bakim-verenlerin-yasadiklari-guclukler-ve-cozum-onerileri
Bakım Verenlerin Yaşadıkları Güçlükler Ve Çözüm Önerileri
200.00
Dünya'da ve ülkemizde her geçen gün demografik olarak nüfusun hızla yaşlandığı bir süreçten geçmekteyiz. Projeksiyonlar, ilerleyen yıllarda ülkelere göre değişmekle birlikte çok daha fazla olacağını işaret etmektedir. Tarihsel süreç içerisinde örneğin, Roma imparatorluğunda doğan bir insan, ortalama 23 yıl yaşamayı ümit ederken, 1900'lü yıllarda 49 yıl yaşamayı bekler hale gelmiştir. Yirminci yüzyılda ise doğumdan beklenen ortalama ömür hızla artmış, şuan Monako'da bu 87, Japonya'da 84, İsveç'te 83, Afrika'da 48, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ise ülkemizde 74.4 yaşa ulaşmıştır. Bu durum şüphesiz güzel bir durumken yaşlı nüfusun gençlere oranının artmasıyla birlikte çeşitli sağlık ve bakım sorunlarını gündemimize taşımıştır. Bu sorunlardan en önemlisi, ortaya çıkan kronik hastalıklar, kanserler, yeti yitimi gibi sebeplerden oluşan bakım sorunudur. Yaşlılık ve yaşlı bakımı gerçeğini daha önce deneyimleyen ülkelerin bu konuya duyarlılığı farklı düzeylerde olmuştur. Gelişmiş ülkelerin pek çoğu yaşlılar kadar diğer önemli gerçeğin farkına vararak bakım ve bakım verenler konularına yönelik alt yapı çalışmalarına başlamıştır. Yaşlılık ve bu dönemin sorunlarının yeni farkına varan ve deneyimleyen ülkeler ise evde bakım ve bakım verenlerin sorunlarını ancak son yıllarda tartışır hale gelmiştir. Bugün dünyada yaşlı bakımındaki politik eğilimler, yaşlının kendi ortamında ve evde bakımına odaklanmıştır. Ülkemizi de ilerleyen yıllarda çok yakından ilgilendirecek olan yaşlıya evde bakım verenlerin sorunlarının farkında olmamız gerekmektedir. Bu kitap yaşlılık gibi bir gerçeğin yanında, yaşlı bakımının kalitesini belirleyen bakım verenlerin sorunları ve bu sorunların çözümlerini ortaya koyabilmek amacıyla yazılmıştır. Yirmili yaşlarımın sonunda bir akademisyen, evli ve ikiz bebek sahibi olarak, anneannemin bir gün yatalak olmasıyla ve Alzheimer tanısı almasıyla birlikte yaşlılık ve yaşlı bakımı konusuyla karşı karşıya kaldım. Hiçbir fikrim ve hazırlığım olmadan sekonder bakım veren olmuştum. Annem ise primer bakım verendi. Elbetteki annem tek çocuk değildi, üç çocuklu bir ailenin tek kız çocuğuydu. Hemşire olduğum için yaşlı bakımını bilmem bekleniyordu. O yıllarda yaşlı bakımını bilmiyordum ancak hasta bakımını biliyordum. Hiçbir ihtiyacını karşılayamayan ve üstelik hafızasını da yitirerek bizi artık tanıyamayan anneanneme bakarken annemin yaşadığı fiziksel ve ruhsal zorlanmalara birebir şahit oluyordum. Annemin yatağa bağımlı bir yaşlıya bakarken yaşadığı tüm sıkıntıları en yakın yardımcısı olarak ben de deneyimliyordum. Tüm gücümle, elimden geldiğince annemi desteklemeye çalışıyordum. Bir yandan da ihtiyaç duyduğum için yaşlı bakımını araştırıp öğrenmeye başlamıştım. Konuya ilişkin bir valilik projesinde ve ardından Bolu Valiliği'ne bağlı hizmet verecek olan, ülkemizde ilk sayılabilecek bir Bolu Valiliği Yaşlı Merkezi (BOVYAM)'nin kuruluşunda yer aldım. Uzunca bir süre gönüllü olarak ve resmi görevlendirmeyle eğitimci/araştırmacı olarak çalıştım. Ardından Hemşirelik Bölümü'nde Yaşlı Sağlığı dersini verirken, uzmanlık tezimi bir ihtiyaç olduğunu düşündüğüm bakım verenlerin sorunları konusunda çalışmaya karar verdim. Öyle ya ben beklenmedik bir biçimde, ansızın, sekonder bakım veren ünvanı alıvermiştim. Aynı sorunları yaşayacak olanlara bir katkım olabilir mi diye düşünüyordum. 2005 yılında ben bu konuyla ilgilenirken o gün pek farkında olmadığımız bu konunun bugün yaşlı bakımı konusunda tüm dünyanın gündeminde olduğunu görmekteyiz. Bugün bu kitabın, ''Ev Ortamında Yaşlıya Bakım Verenlerin Yaşadıkları Güçlüklerin Belirlenmesi'ne yönelik'' ilk kitap olma özelliğini taşıdığını söyleyebilirim. Şüphesiz sonraki yıllarda üzerine çok daha fazla bilginin ekleneceği başka kaynaklar yazılacak, bu kitap daha da geliştirilecek ve bu alanda zenginleşecektir. Kitabımın, konuya ilişkin kaynak açığının kapanmasına yarar sağlayacağını ümit ediyorum. Kaynak kitap olması noktasında, özellikle hemşire, evde bakım personeli, sosyal hizmet uzmanı, sosyolog, hekim gibi meslek gruplarının öğrenci ve eğiticilerine katkı sağlamasını dilerim. Sizlerden gelecek geri bildirimlerin kitabın geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanmaktayım.
Saygılarımla.
Saygılarımla.
Dünya'da ve ülkemizde her geçen gün demografik olarak nüfusun hızla yaşlandığı bir süreçten geçmekteyiz. Projeksiyonlar, ilerleyen yıllarda ülkelere göre değişmekle birlikte çok daha fazla olacağını işaret etmektedir. Tarihsel süreç içerisinde örneğin, Roma imparatorluğunda doğan bir insan, ortalama 23 yıl yaşamayı ümit ederken, 1900'lü yıllarda 49 yıl yaşamayı bekler hale gelmiştir. Yirminci yüzyılda ise doğumdan beklenen ortalama ömür hızla artmış, şuan Monako'da bu 87, Japonya'da 84, İsveç'te 83, Afrika'da 48, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ise ülkemizde 74.4 yaşa ulaşmıştır. Bu durum şüphesiz güzel bir durumken yaşlı nüfusun gençlere oranının artmasıyla birlikte çeşitli sağlık ve bakım sorunlarını gündemimize taşımıştır. Bu sorunlardan en önemlisi, ortaya çıkan kronik hastalıklar, kanserler, yeti yitimi gibi sebeplerden oluşan bakım sorunudur. Yaşlılık ve yaşlı bakımı gerçeğini daha önce deneyimleyen ülkelerin bu konuya duyarlılığı farklı düzeylerde olmuştur. Gelişmiş ülkelerin pek çoğu yaşlılar kadar diğer önemli gerçeğin farkına vararak bakım ve bakım verenler konularına yönelik alt yapı çalışmalarına başlamıştır. Yaşlılık ve bu dönemin sorunlarının yeni farkına varan ve deneyimleyen ülkeler ise evde bakım ve bakım verenlerin sorunlarını ancak son yıllarda tartışır hale gelmiştir. Bugün dünyada yaşlı bakımındaki politik eğilimler, yaşlının kendi ortamında ve evde bakımına odaklanmıştır. Ülkemizi de ilerleyen yıllarda çok yakından ilgilendirecek olan yaşlıya evde bakım verenlerin sorunlarının farkında olmamız gerekmektedir. Bu kitap yaşlılık gibi bir gerçeğin yanında, yaşlı bakımının kalitesini belirleyen bakım verenlerin sorunları ve bu sorunların çözümlerini ortaya koyabilmek amacıyla yazılmıştır. Yirmili yaşlarımın sonunda bir akademisyen, evli ve ikiz bebek sahibi olarak, anneannemin bir gün yatalak olmasıyla ve Alzheimer tanısı almasıyla birlikte yaşlılık ve yaşlı bakımı konusuyla karşı karşıya kaldım. Hiçbir fikrim ve hazırlığım olmadan sekonder bakım veren olmuştum. Annem ise primer bakım verendi. Elbetteki annem tek çocuk değildi, üç çocuklu bir ailenin tek kız çocuğuydu. Hemşire olduğum için yaşlı bakımını bilmem bekleniyordu. O yıllarda yaşlı bakımını bilmiyordum ancak hasta bakımını biliyordum. Hiçbir ihtiyacını karşılayamayan ve üstelik hafızasını da yitirerek bizi artık tanıyamayan anneanneme bakarken annemin yaşadığı fiziksel ve ruhsal zorlanmalara birebir şahit oluyordum. Annemin yatağa bağımlı bir yaşlıya bakarken yaşadığı tüm sıkıntıları en yakın yardımcısı olarak ben de deneyimliyordum. Tüm gücümle, elimden geldiğince annemi desteklemeye çalışıyordum. Bir yandan da ihtiyaç duyduğum için yaşlı bakımını araştırıp öğrenmeye başlamıştım. Konuya ilişkin bir valilik projesinde ve ardından Bolu Valiliği'ne bağlı hizmet verecek olan, ülkemizde ilk sayılabilecek bir Bolu Valiliği Yaşlı Merkezi (BOVYAM)'nin kuruluşunda yer aldım. Uzunca bir süre gönüllü olarak ve resmi görevlendirmeyle eğitimci/araştırmacı olarak çalıştım. Ardından Hemşirelik Bölümü'nde Yaşlı Sağlığı dersini verirken, uzmanlık tezimi bir ihtiyaç olduğunu düşündüğüm bakım verenlerin sorunları konusunda çalışmaya karar verdim. Öyle ya ben beklenmedik bir biçimde, ansızın, sekonder bakım veren ünvanı alıvermiştim. Aynı sorunları yaşayacak olanlara bir katkım olabilir mi diye düşünüyordum. 2005 yılında ben bu konuyla ilgilenirken o gün pek farkında olmadığımız bu konunun bugün yaşlı bakımı konusunda tüm dünyanın gündeminde olduğunu görmekteyiz. Bugün bu kitabın, ''Ev Ortamında Yaşlıya Bakım Verenlerin Yaşadıkları Güçlüklerin Belirlenmesi'ne yönelik'' ilk kitap olma özelliğini taşıdığını söyleyebilirim. Şüphesiz sonraki yıllarda üzerine çok daha fazla bilginin ekleneceği başka kaynaklar yazılacak, bu kitap daha da geliştirilecek ve bu alanda zenginleşecektir. Kitabımın, konuya ilişkin kaynak açığının kapanmasına yarar sağlayacağını ümit ediyorum. Kaynak kitap olması noktasında, özellikle hemşire, evde bakım personeli, sosyal hizmet uzmanı, sosyolog, hekim gibi meslek gruplarının öğrenci ve eğiticilerine katkı sağlamasını dilerim. Sizlerden gelecek geri bildirimlerin kitabın geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanmaktayım.
Saygılarımla.
Saygılarımla.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 200,00 | 200,00 |
| 2 | 100,00 | 200,00 |
| 3 | 66,67 | 200,00 |
| 4 | 50,00 | 200,00 |
| 5 | 40,00 | 200,00 |
| 6 | 33,33 | 200,00 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.