Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor
9786258860429
818008
https://www.kitapova.com/vergi-ceza-hukukunda-ne-bis-in-idem-ilkesi
Vergi Ceza Hukukunda "Ne Bis In Idem" İlkesi
334.80
Vergi kanunlarına aykırılığın yaptırımları olarak ilgili kanunlarda vergi suçları ve vergi kabahatleri öngörülmüştür. Bu kapsamda ağır ihlalleri cezalandırmak bakımından diğer suçların yanı sıra vergi kaçakçılığı suçlarına, daha hafif ihlallerin önlenebilmesi için de vergi kabahatlerine yer verildiği görülmektedir.
Vergi kanunlarını ihlal eden her bir eylem için sadece bir yaptırımın öngörülmesi söz konusu olabildiği gibi birden fazla yaptırımın öngörüldüğü haller de bulunmaktadır. Bu durum suç ve cezalarda içtima kurumu bakımından değerlendirilecek bunun yanı sıra vergi kaçakçılığı suçu ve vergi kabahatleri arasındaki bağlantı bakımından da ele alınacaktır. Bu çerçeve içinde aynı fail tarafından aynı fiille işlenebilecek vergi kaçakçılığı suçu ve vergi kabahatlerinin yeri tespit edilecektir. Zira bu kapsamdaki fiiller ne bis in idem ilkesinin (aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama ve cezalandırılmama ilkesi) uygulama alanına girmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) ek 7 no.lu Protokol'de düzenlenen bu ilke yakın bir tarihte bu Protokol'ün Türkiye tarafından onaylanması ile Türkiye'de de yürürlüğe girmiş ve ceza hukukuna ilişkin önemli bir anayasal ilke olarak pozitif hukukta yerini almıştır.
Çalışmada çerçeveyi çizen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında ilke hakkında genel bilgilere yer verildikten sonra Anayasa Mahkemesinin (AYM) önceki kararlarında ilkenin yerine ve nihai olarak AİHM tarafından geliştirilen ilkeleri benimsediği E.2019/4 sayılı norm denetimi kararına yer verilecektir. Bu kapsamda bu karada incelenen 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri ayrıntılı olarak ilke bakımından değerlendirilerek AYM'nin vardığı sonuçlar üzerinde durulacaktır. Çalışmada Kanun hükümleri bu kararın verildiği tarihteki halleriyle dikkate alınacaktır.
Vergi kanunlarını ihlal eden her bir eylem için sadece bir yaptırımın öngörülmesi söz konusu olabildiği gibi birden fazla yaptırımın öngörüldüğü haller de bulunmaktadır. Bu durum suç ve cezalarda içtima kurumu bakımından değerlendirilecek bunun yanı sıra vergi kaçakçılığı suçu ve vergi kabahatleri arasındaki bağlantı bakımından da ele alınacaktır. Bu çerçeve içinde aynı fail tarafından aynı fiille işlenebilecek vergi kaçakçılığı suçu ve vergi kabahatlerinin yeri tespit edilecektir. Zira bu kapsamdaki fiiller ne bis in idem ilkesinin (aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama ve cezalandırılmama ilkesi) uygulama alanına girmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) ek 7 no.lu Protokol'de düzenlenen bu ilke yakın bir tarihte bu Protokol'ün Türkiye tarafından onaylanması ile Türkiye'de de yürürlüğe girmiş ve ceza hukukuna ilişkin önemli bir anayasal ilke olarak pozitif hukukta yerini almıştır.
Çalışmada çerçeveyi çizen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında ilke hakkında genel bilgilere yer verildikten sonra Anayasa Mahkemesinin (AYM) önceki kararlarında ilkenin yerine ve nihai olarak AİHM tarafından geliştirilen ilkeleri benimsediği E.2019/4 sayılı norm denetimi kararına yer verilecektir. Bu kapsamda bu karada incelenen 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri ayrıntılı olarak ilke bakımından değerlendirilerek AYM'nin vardığı sonuçlar üzerinde durulacaktır. Çalışmada Kanun hükümleri bu kararın verildiği tarihteki halleriyle dikkate alınacaktır.
Vergi kanunlarına aykırılığın yaptırımları olarak ilgili kanunlarda vergi suçları ve vergi kabahatleri öngörülmüştür. Bu kapsamda ağır ihlalleri cezalandırmak bakımından diğer suçların yanı sıra vergi kaçakçılığı suçlarına, daha hafif ihlallerin önlenebilmesi için de vergi kabahatlerine yer verildiği görülmektedir.
Vergi kanunlarını ihlal eden her bir eylem için sadece bir yaptırımın öngörülmesi söz konusu olabildiği gibi birden fazla yaptırımın öngörüldüğü haller de bulunmaktadır. Bu durum suç ve cezalarda içtima kurumu bakımından değerlendirilecek bunun yanı sıra vergi kaçakçılığı suçu ve vergi kabahatleri arasındaki bağlantı bakımından da ele alınacaktır. Bu çerçeve içinde aynı fail tarafından aynı fiille işlenebilecek vergi kaçakçılığı suçu ve vergi kabahatlerinin yeri tespit edilecektir. Zira bu kapsamdaki fiiller ne bis in idem ilkesinin (aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama ve cezalandırılmama ilkesi) uygulama alanına girmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) ek 7 no.lu Protokol'de düzenlenen bu ilke yakın bir tarihte bu Protokol'ün Türkiye tarafından onaylanması ile Türkiye'de de yürürlüğe girmiş ve ceza hukukuna ilişkin önemli bir anayasal ilke olarak pozitif hukukta yerini almıştır.
Çalışmada çerçeveyi çizen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında ilke hakkında genel bilgilere yer verildikten sonra Anayasa Mahkemesinin (AYM) önceki kararlarında ilkenin yerine ve nihai olarak AİHM tarafından geliştirilen ilkeleri benimsediği E.2019/4 sayılı norm denetimi kararına yer verilecektir. Bu kapsamda bu karada incelenen 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri ayrıntılı olarak ilke bakımından değerlendirilerek AYM'nin vardığı sonuçlar üzerinde durulacaktır. Çalışmada Kanun hükümleri bu kararın verildiği tarihteki halleriyle dikkate alınacaktır.
Vergi kanunlarını ihlal eden her bir eylem için sadece bir yaptırımın öngörülmesi söz konusu olabildiği gibi birden fazla yaptırımın öngörüldüğü haller de bulunmaktadır. Bu durum suç ve cezalarda içtima kurumu bakımından değerlendirilecek bunun yanı sıra vergi kaçakçılığı suçu ve vergi kabahatleri arasındaki bağlantı bakımından da ele alınacaktır. Bu çerçeve içinde aynı fail tarafından aynı fiille işlenebilecek vergi kaçakçılığı suçu ve vergi kabahatlerinin yeri tespit edilecektir. Zira bu kapsamdaki fiiller ne bis in idem ilkesinin (aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama ve cezalandırılmama ilkesi) uygulama alanına girmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) ek 7 no.lu Protokol'de düzenlenen bu ilke yakın bir tarihte bu Protokol'ün Türkiye tarafından onaylanması ile Türkiye'de de yürürlüğe girmiş ve ceza hukukuna ilişkin önemli bir anayasal ilke olarak pozitif hukukta yerini almıştır.
Çalışmada çerçeveyi çizen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında ilke hakkında genel bilgilere yer verildikten sonra Anayasa Mahkemesinin (AYM) önceki kararlarında ilkenin yerine ve nihai olarak AİHM tarafından geliştirilen ilkeleri benimsediği E.2019/4 sayılı norm denetimi kararına yer verilecektir. Bu kapsamda bu karada incelenen 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri ayrıntılı olarak ilke bakımından değerlendirilerek AYM'nin vardığı sonuçlar üzerinde durulacaktır. Çalışmada Kanun hükümleri bu kararın verildiği tarihteki halleriyle dikkate alınacaktır.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 334,80 | 334,80 |
| 2 | 167,40 | 334,80 |
| 3 | 111,60 | 334,80 |
| 4 | 83,70 | 334,80 |
| 5 | 66,96 | 334,80 |
| 6 | 55,80 | 334,80 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.