Semerkand Mostar Dergisi Sayı: 257 Temmuz 2026; Teknik, Medeniyet, Yabancılaşma

Stok Kodu:
9771305468000
Boyut:
165-235-0
Sayfa Sayısı:
96
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-07-06
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
Kategori:
%39 indirimli
290,00
176,90
9771305468000
733173
Semerkand Mostar Dergisi Sayı: 257 Temmuz 2026; Teknik, Medeniyet, Yabancılaşma
Semerkand Mostar Dergisi Sayı: 257 Temmuz 2026; Teknik, Medeniyet, Yabancılaşma
176.90
Mostar'ın Temmuz sayısında dosya konusu “Teknik, Medeniyet, Yabancılaşma” kavramlarını ele alıyor. Dosya teknolojiyi reddetmiyor. Tekniğin tarafsız olup olmadığını, medenileşmek ile kendine yabancılaşmanın ne zaman aynı kapıya çıktığını, bir Müslümanın aletle kuracağı ilişkide ölçünün ne olabileceğini soruyor. Çünkü bugün aynı meseleleri tekrar tekrar masaya yatırmak, üzerinde konuşup yeniden hatırlamak gerekiyor. Dosyanın beş yazısı şöyle: Ali Sait Sadıkoğlu, “‘Aydınlanma' ve Hayallerin Politikası” başlığı altında, Aydınlanma projesinin aklı her türlü otoriteden özgürleştirme ve bireyi olgunlaştırma amacını ele almaktadır. Celâl Fedai, “Teoriyi ve Ekstremi Düşünürken Makulü Kaybetmek” başlığıyla, küresel kapitalizmin eğitim yoluyla ürettiği “alık insan” tipini, toplumsal bir çürüme ve kültürel bir yıkım getirdiği için ciddi bir millî güvenlik sorunu olarak tartışmaktadır. Eşref Altaş, “Hesaplayanlar ve ‘Hesapsız Kitapsızlar'” başlığıyla ahlak felsefesindeki “tramvay problemi” üzerinden faydacı ve ilke merkezli ahlak anlayışlarını eleştirerek, gerçek ahlakın sevgisiz bir hesap kitap veya robotik bir kural uygulayıcılığı olmadığını savunmaktadır. Yasin Ramazan, “Yabancılaşmanın Beklenmedik Sonu” başlığıyla yapay zekânın meslekleri yok etmek yerine onları mekanik unsurlardan arındırdığını ve insanı, makinenin üstlenemeyeceği “ahlaki sorumluluk” ve “kişisel inisiyatif” gibi asli özlerle yüzleşmeye zorladığını savunmaktadır. Uzun yıllar Diyanet İşleri Başkanlığı görevini üstlenen akademisyen Prof. Dr. Ali Erbaş, Temmuz sayımızın söyleşi konuğu oldu. Söyleşimizde, modern tekniğin insanı ve fıtratı dönüştüren “buyurgan bir özne” haline gelerek zaman ve mekân algısını bozduğunu; bu krize karşı İslâm'ın dünyayı bir emanet, insanı ise eşyanın hâkimi değil sakini olarak gören “tevhid” merkezli medeniyet teklifinin tek kurtuluş yolu olduğunu konuştuk. Ayrıca “Ekran süresini azaltmak, gündemle aramıza mesafe koymak ve bizi ilgilendirmeyen içerikleri hayatımızdan çıkarmak gibi tavsiyelere şahit olmuşsunuzdur. Bir çatı altında toplayacak olursak sosyal medya detoksu dedikleri bu tedbirleri alıp da başarılı olduğunuz vaki midir?” sorusuna farklı yazarların cevap verdiği Sorgulama bölümü ile Peyami Safa'nın “İyi Yazı Kötü Yazı” başlıklı yazısını paylaştığımız İktibas bölümü de bu sayıda yer alıyor. Müstakil bölümünde yer alan yazılar: Sulhi Ceylan: Düşünce Güncesi Enis Doko: Dijital Cahiliye-Twitter, Post-Truth ve Hakikatin Kaybı İsmail Kılıçarslan: Kahramanmaraş Semalarında Sırp Tayyareleri mi Uçuyor? Samed Karataş: Üç Günlükler Vefa Kaya: Eşitlikçi Ethos, Özerk Sivil Kültür ve Karizmatik Ümmet Peyami Safa Gülay: Bugün Felsefe: Felsefe ve Yürüyüş Bandı Ahmet Dağ: Türkünün Felsefesi: Kara Toprak Oğuzhan Yılmaz: Başkasının Felaketinin Hazzı: Schadenfreude yahut Şematet Kâmil Büyüker: Divan Şiiri Bitti mi?
Mostar'ın Temmuz sayısında dosya konusu “Teknik, Medeniyet, Yabancılaşma” kavramlarını ele alıyor. Dosya teknolojiyi reddetmiyor. Tekniğin tarafsız olup olmadığını, medenileşmek ile kendine yabancılaşmanın ne zaman aynı kapıya çıktığını, bir Müslümanın aletle kuracağı ilişkide ölçünün ne olabileceğini soruyor. Çünkü bugün aynı meseleleri tekrar tekrar masaya yatırmak, üzerinde konuşup yeniden hatırlamak gerekiyor. Dosyanın beş yazısı şöyle: Ali Sait Sadıkoğlu, “‘Aydınlanma' ve Hayallerin Politikası” başlığı altında, Aydınlanma projesinin aklı her türlü otoriteden özgürleştirme ve bireyi olgunlaştırma amacını ele almaktadır. Celâl Fedai, “Teoriyi ve Ekstremi Düşünürken Makulü Kaybetmek” başlığıyla, küresel kapitalizmin eğitim yoluyla ürettiği “alık insan” tipini, toplumsal bir çürüme ve kültürel bir yıkım getirdiği için ciddi bir millî güvenlik sorunu olarak tartışmaktadır. Eşref Altaş, “Hesaplayanlar ve ‘Hesapsız Kitapsızlar'” başlığıyla ahlak felsefesindeki “tramvay problemi” üzerinden faydacı ve ilke merkezli ahlak anlayışlarını eleştirerek, gerçek ahlakın sevgisiz bir hesap kitap veya robotik bir kural uygulayıcılığı olmadığını savunmaktadır. Yasin Ramazan, “Yabancılaşmanın Beklenmedik Sonu” başlığıyla yapay zekânın meslekleri yok etmek yerine onları mekanik unsurlardan arındırdığını ve insanı, makinenin üstlenemeyeceği “ahlaki sorumluluk” ve “kişisel inisiyatif” gibi asli özlerle yüzleşmeye zorladığını savunmaktadır. Uzun yıllar Diyanet İşleri Başkanlığı görevini üstlenen akademisyen Prof. Dr. Ali Erbaş, Temmuz sayımızın söyleşi konuğu oldu. Söyleşimizde, modern tekniğin insanı ve fıtratı dönüştüren “buyurgan bir özne” haline gelerek zaman ve mekân algısını bozduğunu; bu krize karşı İslâm'ın dünyayı bir emanet, insanı ise eşyanın hâkimi değil sakini olarak gören “tevhid” merkezli medeniyet teklifinin tek kurtuluş yolu olduğunu konuştuk. Ayrıca “Ekran süresini azaltmak, gündemle aramıza mesafe koymak ve bizi ilgilendirmeyen içerikleri hayatımızdan çıkarmak gibi tavsiyelere şahit olmuşsunuzdur. Bir çatı altında toplayacak olursak sosyal medya detoksu dedikleri bu tedbirleri alıp da başarılı olduğunuz vaki midir?” sorusuna farklı yazarların cevap verdiği Sorgulama bölümü ile Peyami Safa'nın “İyi Yazı Kötü Yazı” başlıklı yazısını paylaştığımız İktibas bölümü de bu sayıda yer alıyor. Müstakil bölümünde yer alan yazılar: Sulhi Ceylan: Düşünce Güncesi Enis Doko: Dijital Cahiliye-Twitter, Post-Truth ve Hakikatin Kaybı İsmail Kılıçarslan: Kahramanmaraş Semalarında Sırp Tayyareleri mi Uçuyor? Samed Karataş: Üç Günlükler Vefa Kaya: Eşitlikçi Ethos, Özerk Sivil Kültür ve Karizmatik Ümmet Peyami Safa Gülay: Bugün Felsefe: Felsefe ve Yürüyüş Bandı Ahmet Dağ: Türkünün Felsefesi: Kara Toprak Oğuzhan Yılmaz: Başkasının Felaketinin Hazzı: Schadenfreude yahut Şematet Kâmil Büyüker: Divan Şiiri Bitti mi?
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat