Platon Euthyphron Diyaloğu

Stok Kodu:
9786253645458
Boyut:
135-215-
Sayfa Sayısı:
106
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-08-13
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%24 indirimli
240,00
182,40
9786253645458
798182
Platon Euthyphron Diyaloğu
Platon Euthyphron Diyaloğu
182.40
Platon'un Euthyphron Diyaloğu, Sokrates'in mahkeme savunmasından önce Euthyphron ile mahkeme önünde tesadüfi bir şekilde karşılaşmasını konu edinen ve "Dindarlık nedir?" sorusuyla yoğunlaşan ilk eseri olarak görülmektedir. Filozof, Euthypron'dan dindarlığın tanımını yapmasını ister. Euthyphron ise o sırada babasını cinayetle suçlayacak kadar dindar olduğuna inanırken Sokrates dindarlığın genelgeçer bir tanımının olup olmadığını sorar. Kitap boyunca ortaya atılan tanımlar tek tek sorgulanır: "Dindarlık ne demektir?", "Tanrı bir şeyi emrettiği için mi o şey iyi olur yoksa Tanrı iyi olanı mı emreder?" dikotomisinin temellerini oluşturur. Bu ikilem, ahlakın Tanrı'dan bağımsız bir iyilik ölçütüne mi yoksa Tanrı'nın buyruğuna mı dayandığı tartışmasına yol açmaktadır. Bu kitap aynı zamanda Atina kent devletinin mahkeme süreçlerine, dönemin mitolojik anlatılarına, dinsel gelenek ile felsefi geleneği arasındaki karşıtlara ilk örnekler olarak gösterilebilir. Böylece bu eser yalnızca dindarlık tanımı üzerine değil aynı zamanda erdem, kutsal adalet, inanç ve akıl, ahlaki sorumluluk ilişkilerinin de klasik bir sorgulaması hâline gelmiştir.
Platon'un Euthyphron Diyaloğu, Sokrates'in mahkeme savunmasından önce Euthyphron ile mahkeme önünde tesadüfi bir şekilde karşılaşmasını konu edinen ve "Dindarlık nedir?" sorusuyla yoğunlaşan ilk eseri olarak görülmektedir. Filozof, Euthypron'dan dindarlığın tanımını yapmasını ister. Euthyphron ise o sırada babasını cinayetle suçlayacak kadar dindar olduğuna inanırken Sokrates dindarlığın genelgeçer bir tanımının olup olmadığını sorar. Kitap boyunca ortaya atılan tanımlar tek tek sorgulanır: "Dindarlık ne demektir?", "Tanrı bir şeyi emrettiği için mi o şey iyi olur yoksa Tanrı iyi olanı mı emreder?" dikotomisinin temellerini oluşturur. Bu ikilem, ahlakın Tanrı'dan bağımsız bir iyilik ölçütüne mi yoksa Tanrı'nın buyruğuna mı dayandığı tartışmasına yol açmaktadır. Bu kitap aynı zamanda Atina kent devletinin mahkeme süreçlerine, dönemin mitolojik anlatılarına, dinsel gelenek ile felsefi geleneği arasındaki karşıtlara ilk örnekler olarak gösterilebilir. Böylece bu eser yalnızca dindarlık tanımı üzerine değil aynı zamanda erdem, kutsal adalet, inanç ve akıl, ahlaki sorumluluk ilişkilerinin de klasik bir sorgulaması hâline gelmiştir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat