Otoimmünite ve Siyaset;Devletlerin ve Sosyal Yapılarının Psiko-Sosyal Etkiler

Stok Kodu:
9786259719085
Boyut:
160-240-0
Sayfa Sayısı:
182
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-10
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
400,00
Havale/EFT ile: 340,00
9786259719085
818149
Otoimmünite ve Siyaset;Devletlerin ve Sosyal Yapılarının Psiko-Sosyal Etkiler
Otoimmünite ve Siyaset;Devletlerin ve Sosyal Yapılarının Psiko-Sosyal Etkiler
400.00
Bir sistem, kendisini korumak için kurduğu mekanizmalarla kendi kendisini tahrip etmeye başladığında ne olur? Otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemi, koruması gereken dokuları yabancı olarak algılar ve onlara saldırır. Peki benzer bir mekanizma siyasal sistemlerde de ortaya çıkabilir mi?
Otoimmünite ve Siyaset; biyolojik otoimmünite ile siyasal patolojiler arasındaki yapısal benzerliklerden hareketle devletin, toplumun ve iktidarın işleyişine disiplinlerarası bir perspektiften bakıyor. Bağışıklık sisteminin tolerans mekanizmalarından T regülatör hücrelerine, sitokin fırtınasından apoptozise, immünolojik hafızadan benlik–yabancı ayrımına uzanan kavramlar; kurumsal denge, toplumsal kriz, kolektif kimlik, siyasal şiddet ve devletin kendi yapılarına yönelen yıkıcı süreçleri anlamak için analitik araçlara dönüşüyor.
Weimar Cumhuriyeti'nin çöküşünden Sovyet Büyük Tasfiyesi'ne, Fransız Devrimi'nin Terör Dönemi'nden Arap Baharı'na, 6–7 Eylül 1955 olaylarından çağdaş siyasal sistemlerin kırılganlıklarına uzanan çalışma; çarpıcı bir sorunun peşine düşüyor:
Devlet, kendi bağışıklık sisteminin hedefi hâline gelebilir mi?
Biyolojik determinizme düşmeden ve toplumu bir organizmaya indirgemeden kurulan bu yaklaşım; siyaset bilimi, kamu yönetimi, tarih, psikoloji ve klinik bilimler arasında özgün bir düşünce alanı açıyor.
Otoimmünite ve Siyaset, yalnızca siyasal sistemlerin nasıl çöktüğünü değil; onları korumak üzere oluşturulan mekanizmaların nasıl kendi sistemlerine karşı dönebildiğini sorgulayan disiplinler arası bir çalışma.
Bir sistem, kendisini korumak için kurduğu mekanizmalarla kendi kendisini tahrip etmeye başladığında ne olur? Otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemi, koruması gereken dokuları yabancı olarak algılar ve onlara saldırır. Peki benzer bir mekanizma siyasal sistemlerde de ortaya çıkabilir mi?
Otoimmünite ve Siyaset; biyolojik otoimmünite ile siyasal patolojiler arasındaki yapısal benzerliklerden hareketle devletin, toplumun ve iktidarın işleyişine disiplinlerarası bir perspektiften bakıyor. Bağışıklık sisteminin tolerans mekanizmalarından T regülatör hücrelerine, sitokin fırtınasından apoptozise, immünolojik hafızadan benlik–yabancı ayrımına uzanan kavramlar; kurumsal denge, toplumsal kriz, kolektif kimlik, siyasal şiddet ve devletin kendi yapılarına yönelen yıkıcı süreçleri anlamak için analitik araçlara dönüşüyor.
Weimar Cumhuriyeti'nin çöküşünden Sovyet Büyük Tasfiyesi'ne, Fransız Devrimi'nin Terör Dönemi'nden Arap Baharı'na, 6–7 Eylül 1955 olaylarından çağdaş siyasal sistemlerin kırılganlıklarına uzanan çalışma; çarpıcı bir sorunun peşine düşüyor:
Devlet, kendi bağışıklık sisteminin hedefi hâline gelebilir mi?
Biyolojik determinizme düşmeden ve toplumu bir organizmaya indirgemeden kurulan bu yaklaşım; siyaset bilimi, kamu yönetimi, tarih, psikoloji ve klinik bilimler arasında özgün bir düşünce alanı açıyor.
Otoimmünite ve Siyaset, yalnızca siyasal sistemlerin nasıl çöktüğünü değil; onları korumak üzere oluşturulan mekanizmaların nasıl kendi sistemlerine karşı dönebildiğini sorgulayan disiplinler arası bir çalışma.
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 400,00    400,00   
2 200,00    400,00   
3 133,33    400,00   
4 100,00    400,00   
5 80,00    400,00   
6 66,67    400,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat