Otel

Stok Kodu:
9786253210502
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
115
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-06-19
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
200,00
9786253210502
730603
Otel
Otel
200.00
Asansörün parlak gri metal kapısı mekanik ve metalik bir çığlık ile yavaşça açıldı, elektronik ses "Kat, 12" dedi. Yavaşça adımını attı koridora. Topallayarak yürüdü, ondan yere damlayan kanın şapırtısı yankılandı koridorda. Topalladığı için düzensiz ritimlerle duyuldu ayak sesleri. Duvarlar koyu yaprak yeşili seramiklerle döşenmiş, yer yer de kümülüs bulutlarının grisi şeritlerle süslenmişti. Tavan ve yer koyu kan rengindeydi; zevksiz, sarı ve ucuz ampuller ortamı daha da varoş yapıyordu. Yolun yarısında duvardan destek alıp biraz dinlendi; elindeki kan, koyu yaprak yeşili seramiği koyu kızıla çevirdi. Biraz ilerleyince eski tarz, kaba ve geniş bir şifonyerden sola döndü. Birkaç adım sonra üzerine altın rengiyle 24 yazılmış koyu ahşap bir kapının önündeydi. Kolunu zar zor, acı içinde, çekine çekine kaldırdı. Önce tereddüt etti, sonra derin bir nefes alıp yine kaldırdı. Tıklattı. İçeriden adım sesleri geldi. Hızlı ve şaşkın adım sesleri. Demek ki içerideki de beklemiyordu misafir. Hâlâ yere kan damlıyordu kafasından. Adımlar yaklaştıkça kalbi küt küt attı. Sonra kapı açıldı, kapının eşiğinden pek aydınlık olmayan koridoru aydınlatan bir ışık sızınca gözleri kamaştı. Gözlerinin kamaşmasıyla bir adım geri geldi topallayarak. Kan revan içindeki dağılmış suratıyla gülmeye çalışarak "N'aber... N'aber anne?" dedi.
Asansörün parlak gri metal kapısı mekanik ve metalik bir çığlık ile yavaşça açıldı, elektronik ses "Kat, 12" dedi. Yavaşça adımını attı koridora. Topallayarak yürüdü, ondan yere damlayan kanın şapırtısı yankılandı koridorda. Topalladığı için düzensiz ritimlerle duyuldu ayak sesleri. Duvarlar koyu yaprak yeşili seramiklerle döşenmiş, yer yer de kümülüs bulutlarının grisi şeritlerle süslenmişti. Tavan ve yer koyu kan rengindeydi; zevksiz, sarı ve ucuz ampuller ortamı daha da varoş yapıyordu. Yolun yarısında duvardan destek alıp biraz dinlendi; elindeki kan, koyu yaprak yeşili seramiği koyu kızıla çevirdi. Biraz ilerleyince eski tarz, kaba ve geniş bir şifonyerden sola döndü. Birkaç adım sonra üzerine altın rengiyle 24 yazılmış koyu ahşap bir kapının önündeydi. Kolunu zar zor, acı içinde, çekine çekine kaldırdı. Önce tereddüt etti, sonra derin bir nefes alıp yine kaldırdı. Tıklattı. İçeriden adım sesleri geldi. Hızlı ve şaşkın adım sesleri. Demek ki içerideki de beklemiyordu misafir. Hâlâ yere kan damlıyordu kafasından. Adımlar yaklaştıkça kalbi küt küt attı. Sonra kapı açıldı, kapının eşiğinden pek aydınlık olmayan koridoru aydınlatan bir ışık sızınca gözleri kamaştı. Gözlerinin kamaşmasıyla bir adım geri geldi topallayarak. Kan revan içindeki dağılmış suratıyla gülmeye çalışarak "N'aber... N'aber anne?" dedi.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat