9789750540103
733852
https://www.kitapova.com/osmanli-duzeninin-donusumu-17-yuzyilda-buhran-ve-degisim
Osmanlı Düzeninin Dönüşümü;17. Yüzyılda Buhran ve Değişim
387.60
17. yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu açısından bir “buhran”
parantezine alınabilir, fakat buhran dönemleri farklı çözüm
arayışlarının, o güne kadar görülmedik eleştiri ve önerilerin de
ortaya konduğu dönemlerdir. Öyle ki toplumsal sorunlara çareler
arayan ulema ve bürokratların kaleme aldığı layiha ve risaleler bir
siyasi literatür teşkil eder.
Ali Fuat Bilkan, Osmanlı Düzeninin Dönüşümü: 17. Yüzyılda Buhran
ve Değişim kitabında bunalım dönemi “literatürüne” odaklanıyor
ve sarayın nimetlerinden kovulmuş, merkeze hem fiziken hem de
zihnen uzak kalmış sanatçıların eleştirilerini düzenden duyulan
rahatsızlığın ve toplum kanaatinin ipuçları olarak ele alıyor.
Bu bakış, Osmanlı'yı sadece taht merkezindeki olay ve olgularla
değil, bilhassa Osmanlı taşrasının çarpıcı görünümüne yer
vererek bozulmanın en fazla hissedildiği taşra üzerinden anlama
imkânı veriyor. Dönemin yazılı kaynaklarıyla birlikte 17. yüzyıl
Osmanlı toplum düzeni hakkında bütüncül bir tablo sunmayı
amaçlıyor. Bu yönüyle imparatorluğun önemli bir yüzyılına
meslekten tarihçiler ve tarihe meraklı okurlar için ayna tutuyor.
“Yüzyılın başında Celâlîlerle yürütülen müzakerelerden 1699'da
imzalanan Karlofça Antlaşması'na kadar birçok krizde, artık
karşımızda bir imparatorluk üslubu değil, muhataplarıyla eşit
şartlarda masaya oturmaya hazır bir erken modern devlet
tipolojisi bulunmaktadır.”
ALİ FUAT BİLKAN
17. yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu açısından bir “buhran”
parantezine alınabilir, fakat buhran dönemleri farklı çözüm
arayışlarının, o güne kadar görülmedik eleştiri ve önerilerin de
ortaya konduğu dönemlerdir. Öyle ki toplumsal sorunlara çareler
arayan ulema ve bürokratların kaleme aldığı layiha ve risaleler bir
siyasi literatür teşkil eder.
Ali Fuat Bilkan, Osmanlı Düzeninin Dönüşümü: 17. Yüzyılda Buhran
ve Değişim kitabında bunalım dönemi “literatürüne” odaklanıyor
ve sarayın nimetlerinden kovulmuş, merkeze hem fiziken hem de
zihnen uzak kalmış sanatçıların eleştirilerini düzenden duyulan
rahatsızlığın ve toplum kanaatinin ipuçları olarak ele alıyor.
Bu bakış, Osmanlı'yı sadece taht merkezindeki olay ve olgularla
değil, bilhassa Osmanlı taşrasının çarpıcı görünümüne yer
vererek bozulmanın en fazla hissedildiği taşra üzerinden anlama
imkânı veriyor. Dönemin yazılı kaynaklarıyla birlikte 17. yüzyıl
Osmanlı toplum düzeni hakkında bütüncül bir tablo sunmayı
amaçlıyor. Bu yönüyle imparatorluğun önemli bir yüzyılına
meslekten tarihçiler ve tarihe meraklı okurlar için ayna tutuyor.
“Yüzyılın başında Celâlîlerle yürütülen müzakerelerden 1699'da
imzalanan Karlofça Antlaşması'na kadar birçok krizde, artık
karşımızda bir imparatorluk üslubu değil, muhataplarıyla eşit
şartlarda masaya oturmaya hazır bir erken modern devlet
tipolojisi bulunmaktadır.”
ALİ FUAT BİLKAN
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.