Muratpaşalı

Stok Kodu:
9786258899658
Boyut:
135-195-
Sayfa Sayısı:
478
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-10
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%34 indirimli
600,00
396,00
Havale/EFT ile: 336,60
9786258899658
818935
Muratpaşalı
Muratpaşalı
396.00
1989 baharında, Amik Ovası'nın sıcak rüzgârları Kırıkhan'ın köylerinde dolaşırken,
Muratpaşa köyünden Abdullah askerliğini tamamlayıp evine döner. Herkesin Apo diye
çağırdığı bu genç adamın aklında yalnızca Ayşe vardır. Ne var ki Ayşe, iki köy
arasındaki eski düşmanlığın öte yakasında yaşamaktadır. Ailelerin kararları, yoksulluk,
töre ve yıllardır biriken öfke, onların birlikte kurmak istediği hayatın önünde aşılması güç
bir duvar gibi durur.
Ayşe'nin başka biriyle evlendirileceğini öğrenen Apo, sevdiği kadını geride bırakmayı
kabul etmez. Bir gece yarısı bindikleri mobilet, onları yalnızca köylerinden değil,
kendileri için çizilmiş hayatlardan da uzaklaştırır. İlk sığınakları, bölgede sözü kanun
sayılan Kırmaz Ağa'nın çiftliği olur. Ancak bazen insanın güvende olduğunu düşündüğü
yer, hayatının en ağır sınavlarının da başladığı yerdir.
Apo ile Ayşe'nin kavuşma mücadelesi olarak başlayan hikâye, zamanla çok daha büyük
bir yolculuğa dönüşür. Kırıkhan'ın tozlu yollarından İstanbul'un kalabalık sokaklarına,
küçük lokanta mutfaklarından uzak ülkelerde kurulan hayallere uzanan bu yolculukta
aşk; geçim derdiyle, aile olmanın sorumluluğuyla, geçmişin susmayan gölgeleriyle ve
insanların birbirine verdiği görünmez yaralarla sınanır. Gençlikte her şeyi aşacağına
inanılan sevgi, yıllar geçtikçe başka biçimlere bürünür: Bazen direnmek, bazen
beklemek, bazen affetmek, bazen de bütün kırgınlıklara rağmen yeniden başlayabilmek
olur.
Muratpaşalı, yalnızca Apo ile Ayşe'nin hikâyesini değil; onlarla birlikte değişen aileleri,
köyleri ve bir dönemin Türkiye'sini de anlatıyor. Kurutulan Amik Gölü'nün hafızası,
bereketli tarlaların dönüşümü, köyden kente göç, İstanbul'da tutunma mücadelesi ve
Amerika'ya kadar uzanan yeni hayat arayışları, romanın geniş dünyasında birbirine
bağlanıyor. Bu dünyada kadınlar başkalarının günahlarını omuzlarında taşırken,
erkekler çoğu zaman onurla merhamet arasındaki farkı çok geç öğreniyor. Kan bağıyla
kurulan ailelerin yanında, insanın yol boyunca kendine seçtiği anne, baba, kardeş ve
dostlar da yerini alıyor.
Güray Barın; Hatay'ın yemeklerini, kokularını, konuşma biçimini ve toprağa sinmiş
hikâyelerini canlı karakterlerin hayatlarıyla bir araya getiriyor. Aşkın, törenin, şiddetin,
emeğin, göçün, kaybın ve bağışlanmanın iç içe geçtiği Muratpaşalı, insanın
geçmişinden gerçekten uzaklaşıp uzaklaşamayacağını soruyor.
Çünkü bazı yaralar insanı toprağından koparır; bazılarıysa ona eve dönmenin yolunu
öğretir.
1989 baharında, Amik Ovası'nın sıcak rüzgârları Kırıkhan'ın köylerinde dolaşırken,
Muratpaşa köyünden Abdullah askerliğini tamamlayıp evine döner. Herkesin Apo diye
çağırdığı bu genç adamın aklında yalnızca Ayşe vardır. Ne var ki Ayşe, iki köy
arasındaki eski düşmanlığın öte yakasında yaşamaktadır. Ailelerin kararları, yoksulluk,
töre ve yıllardır biriken öfke, onların birlikte kurmak istediği hayatın önünde aşılması güç
bir duvar gibi durur.
Ayşe'nin başka biriyle evlendirileceğini öğrenen Apo, sevdiği kadını geride bırakmayı
kabul etmez. Bir gece yarısı bindikleri mobilet, onları yalnızca köylerinden değil,
kendileri için çizilmiş hayatlardan da uzaklaştırır. İlk sığınakları, bölgede sözü kanun
sayılan Kırmaz Ağa'nın çiftliği olur. Ancak bazen insanın güvende olduğunu düşündüğü
yer, hayatının en ağır sınavlarının da başladığı yerdir.
Apo ile Ayşe'nin kavuşma mücadelesi olarak başlayan hikâye, zamanla çok daha büyük
bir yolculuğa dönüşür. Kırıkhan'ın tozlu yollarından İstanbul'un kalabalık sokaklarına,
küçük lokanta mutfaklarından uzak ülkelerde kurulan hayallere uzanan bu yolculukta
aşk; geçim derdiyle, aile olmanın sorumluluğuyla, geçmişin susmayan gölgeleriyle ve
insanların birbirine verdiği görünmez yaralarla sınanır. Gençlikte her şeyi aşacağına
inanılan sevgi, yıllar geçtikçe başka biçimlere bürünür: Bazen direnmek, bazen
beklemek, bazen affetmek, bazen de bütün kırgınlıklara rağmen yeniden başlayabilmek
olur.
Muratpaşalı, yalnızca Apo ile Ayşe'nin hikâyesini değil; onlarla birlikte değişen aileleri,
köyleri ve bir dönemin Türkiye'sini de anlatıyor. Kurutulan Amik Gölü'nün hafızası,
bereketli tarlaların dönüşümü, köyden kente göç, İstanbul'da tutunma mücadelesi ve
Amerika'ya kadar uzanan yeni hayat arayışları, romanın geniş dünyasında birbirine
bağlanıyor. Bu dünyada kadınlar başkalarının günahlarını omuzlarında taşırken,
erkekler çoğu zaman onurla merhamet arasındaki farkı çok geç öğreniyor. Kan bağıyla
kurulan ailelerin yanında, insanın yol boyunca kendine seçtiği anne, baba, kardeş ve
dostlar da yerini alıyor.
Güray Barın; Hatay'ın yemeklerini, kokularını, konuşma biçimini ve toprağa sinmiş
hikâyelerini canlı karakterlerin hayatlarıyla bir araya getiriyor. Aşkın, törenin, şiddetin,
emeğin, göçün, kaybın ve bağışlanmanın iç içe geçtiği Muratpaşalı, insanın
geçmişinden gerçekten uzaklaşıp uzaklaşamayacağını soruyor.
Çünkü bazı yaralar insanı toprağından koparır; bazılarıysa ona eve dönmenin yolunu
öğretir.
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 396,00    396,00   
2 198,00    396,00   
3 132,00    396,00   
4 99,00    396,00   
5 79,20    396,00   
6 66,00    396,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat