9786258835137
815794
https://www.kitapova.com/kizilelma-5-lale-devri
Kızılelma 5;Lale Devri
240.00
III. Selim bilgili, idealist, gayretli ve öngörü sâhibi bir padişahtı. Tahta çıktığında kaht-ı rical yaşanmaktaydı. Askerî nizam bozulmuş, otorite sarsılmış, dünya siyaseti farklı bir oluşum içindeydi. Fransız İhtilâli'nin yaşandığı bu dönemde Arabistan topraklarında Vahhâbîlik güç kazanmaktaydı. Avrupa'da ise Sanayi Devrimi gerçekleşmişti.
III. Selim ufku geniş bir kişilikti. Gidişatın farkındaydı; lakin taassup sahibi veya çıkar sahibi insanların arasında kalacaktı.
Yetmiş iki maddeden oluşan bir rapor hazırlandı. Osmanlı Devleti'nde köklü bir değişimin temelleri atılacaktı. Ordu yenilenecekti, fakat sistemin değişmesine izin vermeyen bir kitleyle karşı karşıya gelecekti. Tarihin kaderinde idealist insanların yalnız kaldığını görürsünüz.
Fikir sahibi, hakkaniyetli, liyâkatli ve hasbî adamların bulunmadığı bir ortamda, sistemde köklü bir değişiklik nasıl mümkün olacaktı? Dahası bunun bedeli ne olurdu?
Peki riski göze almadan başarıya ulaşmak mümkün müydü? Çağını yakalayamayanın sistemin dışında kalması kaçınılmazdı. Ulemâ ve ümerâ fikir ayrılığına düştü ve ittifak sağlanamadı. Oysa ki bu ihtilaf asılda değil, teferruattaydı.
Ve III. Selim yalnız kaldı. Önce darbeyle tahttan indirildi, ardından suikastla şehid edildi. On sekiz yıllık çalışma bir yılda yok edildi. Tarihin tekerrür etmesinin sebebi insanın değişmemesidir.
III. Selim Osmanlı padişahlarının en büyükleri arasına girebilecekken, büyük projeleri akamete uğradı. Taassup ve şahsî çıkarların olduğu yerde bir dâvâdan söz etmek mümkün müdür?
II. Mahmud döneminde hazırlanan, I. Abdülmecid dönemlerinde ilan edilen Tanzimat Fermanı ve ardından gelen Islahat Fermanı ise ilmî bir tahlil ve değerlendirme süzgecinden geçirilmeden ele alınması, fikir dünyamıza kayda değer bir katkı sağlamayacaktır.
III. Selim ufku geniş bir kişilikti. Gidişatın farkındaydı; lakin taassup sahibi veya çıkar sahibi insanların arasında kalacaktı.
Yetmiş iki maddeden oluşan bir rapor hazırlandı. Osmanlı Devleti'nde köklü bir değişimin temelleri atılacaktı. Ordu yenilenecekti, fakat sistemin değişmesine izin vermeyen bir kitleyle karşı karşıya gelecekti. Tarihin kaderinde idealist insanların yalnız kaldığını görürsünüz.
Fikir sahibi, hakkaniyetli, liyâkatli ve hasbî adamların bulunmadığı bir ortamda, sistemde köklü bir değişiklik nasıl mümkün olacaktı? Dahası bunun bedeli ne olurdu?
Peki riski göze almadan başarıya ulaşmak mümkün müydü? Çağını yakalayamayanın sistemin dışında kalması kaçınılmazdı. Ulemâ ve ümerâ fikir ayrılığına düştü ve ittifak sağlanamadı. Oysa ki bu ihtilaf asılda değil, teferruattaydı.
Ve III. Selim yalnız kaldı. Önce darbeyle tahttan indirildi, ardından suikastla şehid edildi. On sekiz yıllık çalışma bir yılda yok edildi. Tarihin tekerrür etmesinin sebebi insanın değişmemesidir.
III. Selim Osmanlı padişahlarının en büyükleri arasına girebilecekken, büyük projeleri akamete uğradı. Taassup ve şahsî çıkarların olduğu yerde bir dâvâdan söz etmek mümkün müdür?
II. Mahmud döneminde hazırlanan, I. Abdülmecid dönemlerinde ilan edilen Tanzimat Fermanı ve ardından gelen Islahat Fermanı ise ilmî bir tahlil ve değerlendirme süzgecinden geçirilmeden ele alınması, fikir dünyamıza kayda değer bir katkı sağlamayacaktır.
III. Selim bilgili, idealist, gayretli ve öngörü sâhibi bir padişahtı. Tahta çıktığında kaht-ı rical yaşanmaktaydı. Askerî nizam bozulmuş, otorite sarsılmış, dünya siyaseti farklı bir oluşum içindeydi. Fransız İhtilâli'nin yaşandığı bu dönemde Arabistan topraklarında Vahhâbîlik güç kazanmaktaydı. Avrupa'da ise Sanayi Devrimi gerçekleşmişti.
III. Selim ufku geniş bir kişilikti. Gidişatın farkındaydı; lakin taassup sahibi veya çıkar sahibi insanların arasında kalacaktı.
Yetmiş iki maddeden oluşan bir rapor hazırlandı. Osmanlı Devleti'nde köklü bir değişimin temelleri atılacaktı. Ordu yenilenecekti, fakat sistemin değişmesine izin vermeyen bir kitleyle karşı karşıya gelecekti. Tarihin kaderinde idealist insanların yalnız kaldığını görürsünüz.
Fikir sahibi, hakkaniyetli, liyâkatli ve hasbî adamların bulunmadığı bir ortamda, sistemde köklü bir değişiklik nasıl mümkün olacaktı? Dahası bunun bedeli ne olurdu?
Peki riski göze almadan başarıya ulaşmak mümkün müydü? Çağını yakalayamayanın sistemin dışında kalması kaçınılmazdı. Ulemâ ve ümerâ fikir ayrılığına düştü ve ittifak sağlanamadı. Oysa ki bu ihtilaf asılda değil, teferruattaydı.
Ve III. Selim yalnız kaldı. Önce darbeyle tahttan indirildi, ardından suikastla şehid edildi. On sekiz yıllık çalışma bir yılda yok edildi. Tarihin tekerrür etmesinin sebebi insanın değişmemesidir.
III. Selim Osmanlı padişahlarının en büyükleri arasına girebilecekken, büyük projeleri akamete uğradı. Taassup ve şahsî çıkarların olduğu yerde bir dâvâdan söz etmek mümkün müdür?
II. Mahmud döneminde hazırlanan, I. Abdülmecid dönemlerinde ilan edilen Tanzimat Fermanı ve ardından gelen Islahat Fermanı ise ilmî bir tahlil ve değerlendirme süzgecinden geçirilmeden ele alınması, fikir dünyamıza kayda değer bir katkı sağlamayacaktır.
III. Selim ufku geniş bir kişilikti. Gidişatın farkındaydı; lakin taassup sahibi veya çıkar sahibi insanların arasında kalacaktı.
Yetmiş iki maddeden oluşan bir rapor hazırlandı. Osmanlı Devleti'nde köklü bir değişimin temelleri atılacaktı. Ordu yenilenecekti, fakat sistemin değişmesine izin vermeyen bir kitleyle karşı karşıya gelecekti. Tarihin kaderinde idealist insanların yalnız kaldığını görürsünüz.
Fikir sahibi, hakkaniyetli, liyâkatli ve hasbî adamların bulunmadığı bir ortamda, sistemde köklü bir değişiklik nasıl mümkün olacaktı? Dahası bunun bedeli ne olurdu?
Peki riski göze almadan başarıya ulaşmak mümkün müydü? Çağını yakalayamayanın sistemin dışında kalması kaçınılmazdı. Ulemâ ve ümerâ fikir ayrılığına düştü ve ittifak sağlanamadı. Oysa ki bu ihtilaf asılda değil, teferruattaydı.
Ve III. Selim yalnız kaldı. Önce darbeyle tahttan indirildi, ardından suikastla şehid edildi. On sekiz yıllık çalışma bir yılda yok edildi. Tarihin tekerrür etmesinin sebebi insanın değişmemesidir.
III. Selim Osmanlı padişahlarının en büyükleri arasına girebilecekken, büyük projeleri akamete uğradı. Taassup ve şahsî çıkarların olduğu yerde bir dâvâdan söz etmek mümkün müdür?
II. Mahmud döneminde hazırlanan, I. Abdülmecid dönemlerinde ilan edilen Tanzimat Fermanı ve ardından gelen Islahat Fermanı ise ilmî bir tahlil ve değerlendirme süzgecinden geçirilmeden ele alınması, fikir dünyamıza kayda değer bir katkı sağlamayacaktır.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 240,00 | 240,00 |
| 2 | 120,00 | 240,00 |
| 3 | 80,00 | 240,00 |
| 4 | 60,00 | 240,00 |
| 5 | 48,00 | 240,00 |
| 6 | 40,00 | 240,00 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.