9786254289637
818880
https://www.kitapova.com/kitabul-makalat-ve-maahu-uyunul-mesail-vel-cevabat-ciltli
Kitabü'l-Makalat ve Maahu Uyunü'l-Mesail Ve'l-Cevabat (Ciltli)
1584.00
Kitâbü'l-Makālât'ın yeni bir nüshasını bulmayı ve bu nüshayla
mukabele edilmiş yeni bir baskısını gerçekleştirmeyi nasip
eden rabbimize hamd, onun resulüne salatüselam ederiz.
Makāle kelimesinin çoğulu olan makālât, itikadî konulara dair
ihtilaflar demektir. Kelime zamanla hem bu ihtilafları inceleyen
ilim dalının hem de bu alanda yazılmış kitap türünün adı olmuş
tur. Günümüzde mezhepler tarihi olarak bilinen bu tür eserler,
aslında uluhiyete dair görüşleri konu edinirler. Bu bakımdan
akait ve kelam kitaplarıyla ortak bir yönleri varsa da muhteva
açısından tamamen farklılaşırlar. Akait eserleri, geniş anlamda
iman esaslarını inceler ve öğretir. Kelam bu esasları aklî ve naklî
delillerle temellendirmeye çalışır. Makālât türü eserler ise inanç
konularındaki farklı yorum ve sapmaları ele alır.
Kitâbü'l-Makālât'ın müellifi Ebü'l-Kāsım el-Belhî, 3. (9.) asır
Mu'tezile kelamcılarındandır. Horasan bölgesinde doğmuş,
kelam eğitimini dönemin hilafet merkezi olan Bağdat'ta ta
mamlamıştır. Kelam ilminde müstakil bir ekol sahibi olacak
derecede ilerlemiştir. Kitabının muhtevasından da anlaşılacağı
üzere Belhî ilim ve düşünce hareketlerini yakından izlemiş
tir. Bu yüzden zamanında dünya çapında tanınmış (imâmü
ehli'l-arz) bir âlim olarak nitelendirilmiştir. Müellif geniş ilmî
birikiminin eseri olan el-Makālât'ını 290 (903) yılında ilim
meclisleri, kütüphaneleri, din ve mezhep çeşitliliği ile zengin
bir kültür merkezi olan Bağdat'ta yazmıştır.
10
KİTÂBÜ'l-MAKĀLÂT ve maahû UYÛNÜ'l-MESÂİL ve'l-CEVÂBÂT
Kitâbü'l-Makālât'ta "ehl-i kıble" olarak tanımlanan müslüman
lar arasında, ilk üç asırda ortaya çıkan ihtilafların (makālâtü
firakı ehli'l-kıble) tespiti hedeflenmiştir. Ehl-i kıble "mezhebi ne
olursa olsun Hz. Peygamber'in getirdiklerinin tamamını tasdik
ve ikrar eden herkes" olarak tanımlanmıştır. Bütün müslüman
mezheplerini kapsayan bu tanımla müellif, ümmetin tarihini,
sadece bir mezhebin tarihi üzerinden okuyan makālat tarihçi
lerinden köklü bir şekilde ayrılmıştır. Eserde ihtilâf kavramı
nın çerçevesi de aynı şekilde aklî ve naklî bilgiyi kapsayacak
genişlikte tutulmuş, inanç konularındaki ihtilafların yanı sıra
siyaset, fıkıh ve tabiat konularındaki farklı anlayışlara da yer
verilmiştir. Böylece ilk üç asırdaki müslüman ilahiyatçıların
tamamının varlık, ilahiyat, bilgi ve diğer dinî konulardaki kat
kılarını inceleyen kapsamlı bir düşünce tarihi kitabı ortaya
çıkmıştır.
Müellif bir Mu'tezile âlimi olarak Mu'tezile'nin ilk kapsamlı ta
rihçesini yazan kişi olmakla beraber eserinde ona bir ayrıcalık
tanımamış, kendi mezhebini hak gösterip diğerlerini yerme
miştir. Mezheplerin görüşlerini, doğru ve yanlışını gösterme
cihetine gitmeden olduğu gibi aktarmaya çalışmıştır. Muhalif
görüşleri doğru bir şekilde aktarmayan makālat yazarlarının
hatasına düşmemeye itina gösterdiğini bilhassa vurgulamıştır.
Buna göre Kitâbü'l-Makālât'ı bir Mu'tezile tarihi değil, yetkin
bir Mu'tezile âlimi tarafından yazılmış bir İslam düşünce tarihi
olarak kabul etmek gerekir. Bu yönüyle eser, başta Mu'tezi
le olmak üzere mezhepler hakkındaki birçok bilgimizi tashih
edecek ve alanında yeni ufuklar açacak niteliktedir.
mukabele edilmiş yeni bir baskısını gerçekleştirmeyi nasip
eden rabbimize hamd, onun resulüne salatüselam ederiz.
Makāle kelimesinin çoğulu olan makālât, itikadî konulara dair
ihtilaflar demektir. Kelime zamanla hem bu ihtilafları inceleyen
ilim dalının hem de bu alanda yazılmış kitap türünün adı olmuş
tur. Günümüzde mezhepler tarihi olarak bilinen bu tür eserler,
aslında uluhiyete dair görüşleri konu edinirler. Bu bakımdan
akait ve kelam kitaplarıyla ortak bir yönleri varsa da muhteva
açısından tamamen farklılaşırlar. Akait eserleri, geniş anlamda
iman esaslarını inceler ve öğretir. Kelam bu esasları aklî ve naklî
delillerle temellendirmeye çalışır. Makālât türü eserler ise inanç
konularındaki farklı yorum ve sapmaları ele alır.
Kitâbü'l-Makālât'ın müellifi Ebü'l-Kāsım el-Belhî, 3. (9.) asır
Mu'tezile kelamcılarındandır. Horasan bölgesinde doğmuş,
kelam eğitimini dönemin hilafet merkezi olan Bağdat'ta ta
mamlamıştır. Kelam ilminde müstakil bir ekol sahibi olacak
derecede ilerlemiştir. Kitabının muhtevasından da anlaşılacağı
üzere Belhî ilim ve düşünce hareketlerini yakından izlemiş
tir. Bu yüzden zamanında dünya çapında tanınmış (imâmü
ehli'l-arz) bir âlim olarak nitelendirilmiştir. Müellif geniş ilmî
birikiminin eseri olan el-Makālât'ını 290 (903) yılında ilim
meclisleri, kütüphaneleri, din ve mezhep çeşitliliği ile zengin
bir kültür merkezi olan Bağdat'ta yazmıştır.
10
KİTÂBÜ'l-MAKĀLÂT ve maahû UYÛNÜ'l-MESÂİL ve'l-CEVÂBÂT
Kitâbü'l-Makālât'ta "ehl-i kıble" olarak tanımlanan müslüman
lar arasında, ilk üç asırda ortaya çıkan ihtilafların (makālâtü
firakı ehli'l-kıble) tespiti hedeflenmiştir. Ehl-i kıble "mezhebi ne
olursa olsun Hz. Peygamber'in getirdiklerinin tamamını tasdik
ve ikrar eden herkes" olarak tanımlanmıştır. Bütün müslüman
mezheplerini kapsayan bu tanımla müellif, ümmetin tarihini,
sadece bir mezhebin tarihi üzerinden okuyan makālat tarihçi
lerinden köklü bir şekilde ayrılmıştır. Eserde ihtilâf kavramı
nın çerçevesi de aynı şekilde aklî ve naklî bilgiyi kapsayacak
genişlikte tutulmuş, inanç konularındaki ihtilafların yanı sıra
siyaset, fıkıh ve tabiat konularındaki farklı anlayışlara da yer
verilmiştir. Böylece ilk üç asırdaki müslüman ilahiyatçıların
tamamının varlık, ilahiyat, bilgi ve diğer dinî konulardaki kat
kılarını inceleyen kapsamlı bir düşünce tarihi kitabı ortaya
çıkmıştır.
Müellif bir Mu'tezile âlimi olarak Mu'tezile'nin ilk kapsamlı ta
rihçesini yazan kişi olmakla beraber eserinde ona bir ayrıcalık
tanımamış, kendi mezhebini hak gösterip diğerlerini yerme
miştir. Mezheplerin görüşlerini, doğru ve yanlışını gösterme
cihetine gitmeden olduğu gibi aktarmaya çalışmıştır. Muhalif
görüşleri doğru bir şekilde aktarmayan makālat yazarlarının
hatasına düşmemeye itina gösterdiğini bilhassa vurgulamıştır.
Buna göre Kitâbü'l-Makālât'ı bir Mu'tezile tarihi değil, yetkin
bir Mu'tezile âlimi tarafından yazılmış bir İslam düşünce tarihi
olarak kabul etmek gerekir. Bu yönüyle eser, başta Mu'tezi
le olmak üzere mezhepler hakkındaki birçok bilgimizi tashih
edecek ve alanında yeni ufuklar açacak niteliktedir.
Kitâbü'l-Makālât'ın yeni bir nüshasını bulmayı ve bu nüshayla
mukabele edilmiş yeni bir baskısını gerçekleştirmeyi nasip
eden rabbimize hamd, onun resulüne salatüselam ederiz.
Makāle kelimesinin çoğulu olan makālât, itikadî konulara dair
ihtilaflar demektir. Kelime zamanla hem bu ihtilafları inceleyen
ilim dalının hem de bu alanda yazılmış kitap türünün adı olmuş
tur. Günümüzde mezhepler tarihi olarak bilinen bu tür eserler,
aslında uluhiyete dair görüşleri konu edinirler. Bu bakımdan
akait ve kelam kitaplarıyla ortak bir yönleri varsa da muhteva
açısından tamamen farklılaşırlar. Akait eserleri, geniş anlamda
iman esaslarını inceler ve öğretir. Kelam bu esasları aklî ve naklî
delillerle temellendirmeye çalışır. Makālât türü eserler ise inanç
konularındaki farklı yorum ve sapmaları ele alır.
Kitâbü'l-Makālât'ın müellifi Ebü'l-Kāsım el-Belhî, 3. (9.) asır
Mu'tezile kelamcılarındandır. Horasan bölgesinde doğmuş,
kelam eğitimini dönemin hilafet merkezi olan Bağdat'ta ta
mamlamıştır. Kelam ilminde müstakil bir ekol sahibi olacak
derecede ilerlemiştir. Kitabının muhtevasından da anlaşılacağı
üzere Belhî ilim ve düşünce hareketlerini yakından izlemiş
tir. Bu yüzden zamanında dünya çapında tanınmış (imâmü
ehli'l-arz) bir âlim olarak nitelendirilmiştir. Müellif geniş ilmî
birikiminin eseri olan el-Makālât'ını 290 (903) yılında ilim
meclisleri, kütüphaneleri, din ve mezhep çeşitliliği ile zengin
bir kültür merkezi olan Bağdat'ta yazmıştır.
10
KİTÂBÜ'l-MAKĀLÂT ve maahû UYÛNÜ'l-MESÂİL ve'l-CEVÂBÂT
Kitâbü'l-Makālât'ta "ehl-i kıble" olarak tanımlanan müslüman
lar arasında, ilk üç asırda ortaya çıkan ihtilafların (makālâtü
firakı ehli'l-kıble) tespiti hedeflenmiştir. Ehl-i kıble "mezhebi ne
olursa olsun Hz. Peygamber'in getirdiklerinin tamamını tasdik
ve ikrar eden herkes" olarak tanımlanmıştır. Bütün müslüman
mezheplerini kapsayan bu tanımla müellif, ümmetin tarihini,
sadece bir mezhebin tarihi üzerinden okuyan makālat tarihçi
lerinden köklü bir şekilde ayrılmıştır. Eserde ihtilâf kavramı
nın çerçevesi de aynı şekilde aklî ve naklî bilgiyi kapsayacak
genişlikte tutulmuş, inanç konularındaki ihtilafların yanı sıra
siyaset, fıkıh ve tabiat konularındaki farklı anlayışlara da yer
verilmiştir. Böylece ilk üç asırdaki müslüman ilahiyatçıların
tamamının varlık, ilahiyat, bilgi ve diğer dinî konulardaki kat
kılarını inceleyen kapsamlı bir düşünce tarihi kitabı ortaya
çıkmıştır.
Müellif bir Mu'tezile âlimi olarak Mu'tezile'nin ilk kapsamlı ta
rihçesini yazan kişi olmakla beraber eserinde ona bir ayrıcalık
tanımamış, kendi mezhebini hak gösterip diğerlerini yerme
miştir. Mezheplerin görüşlerini, doğru ve yanlışını gösterme
cihetine gitmeden olduğu gibi aktarmaya çalışmıştır. Muhalif
görüşleri doğru bir şekilde aktarmayan makālat yazarlarının
hatasına düşmemeye itina gösterdiğini bilhassa vurgulamıştır.
Buna göre Kitâbü'l-Makālât'ı bir Mu'tezile tarihi değil, yetkin
bir Mu'tezile âlimi tarafından yazılmış bir İslam düşünce tarihi
olarak kabul etmek gerekir. Bu yönüyle eser, başta Mu'tezi
le olmak üzere mezhepler hakkındaki birçok bilgimizi tashih
edecek ve alanında yeni ufuklar açacak niteliktedir.
mukabele edilmiş yeni bir baskısını gerçekleştirmeyi nasip
eden rabbimize hamd, onun resulüne salatüselam ederiz.
Makāle kelimesinin çoğulu olan makālât, itikadî konulara dair
ihtilaflar demektir. Kelime zamanla hem bu ihtilafları inceleyen
ilim dalının hem de bu alanda yazılmış kitap türünün adı olmuş
tur. Günümüzde mezhepler tarihi olarak bilinen bu tür eserler,
aslında uluhiyete dair görüşleri konu edinirler. Bu bakımdan
akait ve kelam kitaplarıyla ortak bir yönleri varsa da muhteva
açısından tamamen farklılaşırlar. Akait eserleri, geniş anlamda
iman esaslarını inceler ve öğretir. Kelam bu esasları aklî ve naklî
delillerle temellendirmeye çalışır. Makālât türü eserler ise inanç
konularındaki farklı yorum ve sapmaları ele alır.
Kitâbü'l-Makālât'ın müellifi Ebü'l-Kāsım el-Belhî, 3. (9.) asır
Mu'tezile kelamcılarındandır. Horasan bölgesinde doğmuş,
kelam eğitimini dönemin hilafet merkezi olan Bağdat'ta ta
mamlamıştır. Kelam ilminde müstakil bir ekol sahibi olacak
derecede ilerlemiştir. Kitabının muhtevasından da anlaşılacağı
üzere Belhî ilim ve düşünce hareketlerini yakından izlemiş
tir. Bu yüzden zamanında dünya çapında tanınmış (imâmü
ehli'l-arz) bir âlim olarak nitelendirilmiştir. Müellif geniş ilmî
birikiminin eseri olan el-Makālât'ını 290 (903) yılında ilim
meclisleri, kütüphaneleri, din ve mezhep çeşitliliği ile zengin
bir kültür merkezi olan Bağdat'ta yazmıştır.
10
KİTÂBÜ'l-MAKĀLÂT ve maahû UYÛNÜ'l-MESÂİL ve'l-CEVÂBÂT
Kitâbü'l-Makālât'ta "ehl-i kıble" olarak tanımlanan müslüman
lar arasında, ilk üç asırda ortaya çıkan ihtilafların (makālâtü
firakı ehli'l-kıble) tespiti hedeflenmiştir. Ehl-i kıble "mezhebi ne
olursa olsun Hz. Peygamber'in getirdiklerinin tamamını tasdik
ve ikrar eden herkes" olarak tanımlanmıştır. Bütün müslüman
mezheplerini kapsayan bu tanımla müellif, ümmetin tarihini,
sadece bir mezhebin tarihi üzerinden okuyan makālat tarihçi
lerinden köklü bir şekilde ayrılmıştır. Eserde ihtilâf kavramı
nın çerçevesi de aynı şekilde aklî ve naklî bilgiyi kapsayacak
genişlikte tutulmuş, inanç konularındaki ihtilafların yanı sıra
siyaset, fıkıh ve tabiat konularındaki farklı anlayışlara da yer
verilmiştir. Böylece ilk üç asırdaki müslüman ilahiyatçıların
tamamının varlık, ilahiyat, bilgi ve diğer dinî konulardaki kat
kılarını inceleyen kapsamlı bir düşünce tarihi kitabı ortaya
çıkmıştır.
Müellif bir Mu'tezile âlimi olarak Mu'tezile'nin ilk kapsamlı ta
rihçesini yazan kişi olmakla beraber eserinde ona bir ayrıcalık
tanımamış, kendi mezhebini hak gösterip diğerlerini yerme
miştir. Mezheplerin görüşlerini, doğru ve yanlışını gösterme
cihetine gitmeden olduğu gibi aktarmaya çalışmıştır. Muhalif
görüşleri doğru bir şekilde aktarmayan makālat yazarlarının
hatasına düşmemeye itina gösterdiğini bilhassa vurgulamıştır.
Buna göre Kitâbü'l-Makālât'ı bir Mu'tezile tarihi değil, yetkin
bir Mu'tezile âlimi tarafından yazılmış bir İslam düşünce tarihi
olarak kabul etmek gerekir. Bu yönüyle eser, başta Mu'tezi
le olmak üzere mezhepler hakkındaki birçok bilgimizi tashih
edecek ve alanında yeni ufuklar açacak niteliktedir.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 1.584,00 | 1.584,00 |
| 2 | 792,00 | 1.584,00 |
| 3 | 528,00 | 1.584,00 |
| 4 | 396,00 | 1.584,00 |
| 5 | 316,80 | 1.584,00 |
| 6 | 264,00 | 1.584,00 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.