Kâinatın Aynası

Stok Kodu:
9786255005359
Boyut:
135-215-0
Sayfa Sayısı:
208
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-11
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%34 indirimli
516,00
340,56
Havale/EFT ile: 289,48
9786255005359
822744
Kâinatın Aynası
Kâinatın Aynası
340.56
Bir köyde yakılan çıra, evrenin karanlığını aydınlatabilir mi? Peki, yıldızlara ulaşan insan kendi içindeki hakikati keşfedebilir mi? Yıl 2324... İnsanlık, yıldızlar arası yolculukların eşiğine gelmiş, bilim evrenin sırlarını çözmek için sınırlarını zorlamaya başlamıştır. Ancak uzayın derinliklerinden gelen beklenmedik bir keşif, insanlığın yalnızca evrene değil, kendisine ilişkin bütün kabullerini de sorgulamasına neden olacaktır. Mars yolculuğuna hazırlanan iki astrofizikçi, Çağrı ve Celal, kendilerini Anadolu'nun karlarla örtülü bir köyünde, yüzyıllardır yaşatılan inançların ve kadim geleneklerin içinde bulur. Burada Alevi inancının paylaşma, rızalık ve insan sevgisi üzerine kurulu dünyasıyla tanışan Çağrı, Pir Hüseyin'in sözlerinde hakikatin izlerini ararken, Yaren'in gözlerinde hiç hesaplamadığı bir bilinmeze yakalanır: Aşk. Farklı inançlar, bilimsel gerçekler, insanlığın geleceği ve evrenin derinliklerinde saklanan sırlar arasında gelişen bu hikâye, okuru tek bir sorunun etrafında düşünmeye davet eder: İnsan evreni keşfederken kendini kaybedebilir mi? İnançla bilimi, gelenekle geleceği, aşkı ve varoluşun gizemlerini aynı anlatıda buluşturan bu roman; insanın evrendeki yerini, özgürlüğün anlamını ve sevginin sınır tanımayan gücünü sorguluyor. Çünkü belki de en büyük keşif, ışık yılları uzaklıktaki bir medeniyete ulaşmak değil; insanın kendi içindeki karanlığı aydınlatabilmesidir. Evrenin bir sınırı olabilir. Peki, hakikatin ve aşkın?
Bir köyde yakılan çıra, evrenin karanlığını aydınlatabilir mi? Peki, yıldızlara ulaşan insan kendi içindeki hakikati keşfedebilir mi? Yıl 2324... İnsanlık, yıldızlar arası yolculukların eşiğine gelmiş, bilim evrenin sırlarını çözmek için sınırlarını zorlamaya başlamıştır. Ancak uzayın derinliklerinden gelen beklenmedik bir keşif, insanlığın yalnızca evrene değil, kendisine ilişkin bütün kabullerini de sorgulamasına neden olacaktır. Mars yolculuğuna hazırlanan iki astrofizikçi, Çağrı ve Celal, kendilerini Anadolu'nun karlarla örtülü bir köyünde, yüzyıllardır yaşatılan inançların ve kadim geleneklerin içinde bulur. Burada Alevi inancının paylaşma, rızalık ve insan sevgisi üzerine kurulu dünyasıyla tanışan Çağrı, Pir Hüseyin'in sözlerinde hakikatin izlerini ararken, Yaren'in gözlerinde hiç hesaplamadığı bir bilinmeze yakalanır: Aşk. Farklı inançlar, bilimsel gerçekler, insanlığın geleceği ve evrenin derinliklerinde saklanan sırlar arasında gelişen bu hikâye, okuru tek bir sorunun etrafında düşünmeye davet eder: İnsan evreni keşfederken kendini kaybedebilir mi? İnançla bilimi, gelenekle geleceği, aşkı ve varoluşun gizemlerini aynı anlatıda buluşturan bu roman; insanın evrendeki yerini, özgürlüğün anlamını ve sevginin sınır tanımayan gücünü sorguluyor. Çünkü belki de en büyük keşif, ışık yılları uzaklıktaki bir medeniyete ulaşmak değil; insanın kendi içindeki karanlığı aydınlatabilmesidir. Evrenin bir sınırı olabilir. Peki, hakikatin ve aşkın?
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat