İki Bin Yıldır…

Stok Kodu:
9786258749496
Boyut:
130-195-
Sayfa Sayısı:
242
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-07-06
Çeviren:
Selin Atasever
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%34 indirimli
394,50
260,37
9786258749496
733048
İki Bin Yıldır…
İki Bin Yıldır…
260.37
İki Bin Yıldır… Yirminci yüzyılın ilk yarısında, Avrupa'nın üzerine karabasan gibi çöken ideolojik cinnetin tam ortasında, kendi varoluşsal düğümünü çözmeye çalışan genç bir mimarın hikâyesi bu. Mihail Sebastian, İki Bin Yıldır... ile okuru 1920'lerin Bükreş kahvehanelerinden 1930'ların tekinsiz şantiyelerine, aydınların yavaş yavaş fanatizme teslim olduğu o boğucu atmosfere götürüyor. Bir yanda amansız ideolojik kutuplaşmalar etrafında şekillenen ağır bir kimlik buhranı, diğer yanda Tuna Nehri'nin dinginliğine ve doğduğu topraklara duyulan derin bir aidiyet arzusu yer alıyor. Eser, yalnızca dışarıdaki öteki ile değil, insanın bizzat kendi içindeki o kadim ve melankolik yabancıyla girdiği sarsıcı bir hesaplaşmayı kusursuz bir edebi dokuyla gözler önüne seriyor. Avrupa entelektüel tarihinin en berrak zihinlerinden biri olan yazar, dostlukların ihanete ve kelimelerin nefrete dönüştüğü bir çağda, insan kalabilmenin o zorlu onurunu benzersiz bir sükûnetle savunuyor. Romanya'da yayımlandığı dönemde büyük fırtınalar koparan ve yazarının hocası tarafından kaleme alınan o karanlık önsözüyle tarihe geçen bu şaheser, bugün dahi tahammülsüzlüğün zehrine karşı yakıcı bir uyarı niteliği taşıyor. Yazarın edebiyat dünyasında yankı uyandıran “Femei” ile “Akasyalar Şehri” adlı romanlarının ardından, onun asıl edebi dehasını ve düşünsel derinliğini taçlandıran İki Bin Yıldır..., Fihrist Kitap özeniyle ilk kez Türkçede okurlarıyla buluşuyor. İnsanın kaderi karşısındaki çaresizliğini lakin boyun eğmeyen zarafetini anlatan bu metin, okuru edebiyat tarihinin en cesur yüzleşmelerinden birine davet ediyor
İki Bin Yıldır… Yirminci yüzyılın ilk yarısında, Avrupa'nın üzerine karabasan gibi çöken ideolojik cinnetin tam ortasında, kendi varoluşsal düğümünü çözmeye çalışan genç bir mimarın hikâyesi bu. Mihail Sebastian, İki Bin Yıldır... ile okuru 1920'lerin Bükreş kahvehanelerinden 1930'ların tekinsiz şantiyelerine, aydınların yavaş yavaş fanatizme teslim olduğu o boğucu atmosfere götürüyor. Bir yanda amansız ideolojik kutuplaşmalar etrafında şekillenen ağır bir kimlik buhranı, diğer yanda Tuna Nehri'nin dinginliğine ve doğduğu topraklara duyulan derin bir aidiyet arzusu yer alıyor. Eser, yalnızca dışarıdaki öteki ile değil, insanın bizzat kendi içindeki o kadim ve melankolik yabancıyla girdiği sarsıcı bir hesaplaşmayı kusursuz bir edebi dokuyla gözler önüne seriyor. Avrupa entelektüel tarihinin en berrak zihinlerinden biri olan yazar, dostlukların ihanete ve kelimelerin nefrete dönüştüğü bir çağda, insan kalabilmenin o zorlu onurunu benzersiz bir sükûnetle savunuyor. Romanya'da yayımlandığı dönemde büyük fırtınalar koparan ve yazarının hocası tarafından kaleme alınan o karanlık önsözüyle tarihe geçen bu şaheser, bugün dahi tahammülsüzlüğün zehrine karşı yakıcı bir uyarı niteliği taşıyor. Yazarın edebiyat dünyasında yankı uyandıran “Femei” ile “Akasyalar Şehri” adlı romanlarının ardından, onun asıl edebi dehasını ve düşünsel derinliğini taçlandıran İki Bin Yıldır..., Fihrist Kitap özeniyle ilk kez Türkçede okurlarıyla buluşuyor. İnsanın kaderi karşısındaki çaresizliğini lakin boyun eğmeyen zarafetini anlatan bu metin, okuru edebiyat tarihinin en cesur yüzleşmelerinden birine davet ediyor
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat