Eylül

Stok Kodu:
9786057184665
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
228
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2022-11-30
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
280,00
9786057184665
737794
Eylül
Eylül
280.00
Servet-i Fünun döneminin en parlak imzalarından Mehmet Rauf'un kaleminden, Türk edebiyatı tarihinde ilk psikolojik roman unvanını elinde tutan sarsıcı bir başyapıt. İnsan ruhunun en derin ve karmaşık labirentlerinde, bir sonbahar hüznüyle filizlenen imkânsız bir aşkın anatomisi... Eylül, evli bir kadın olan Suat, onun eşi Süreyya ve aile dostları Necip arasındaki hassas bağların, zamanla önü alınamaz bir gönül yangınına dönüşmesini konu alır. Mehmet Rauf, olay örgüsünün ötesine geçerek kahramanlarının iç dünyalarını, vicdan azaplarını, sadakat ile tutku arasında sıkışıp kalan ruhsal çalkantılarını adeta bir nakış gibi işler. Boğaziçi'nin dingin fonunda başlayan bu sessiz trajedi, mevsimlerin eylüle dönmesiyle birlikte insan ruhunun da sonbaharına ayna tutar. Yazar; aşkın, fedakârlığın ve melankolinin sınırlarını zorlarken, dönemin sosyal yapısı içinde sıkışmış bireyin yalnızlığını eşsiz bir monolog ve tahlil yeteneğiyle gözler önüne serer. Kelimelerin ardındaki sessiz çığlıkları, bakışlardaki gizli itirafları edebiyatımıza kazandıran bu ölümsüz klasik; insan psikolojisinin derinliklerine inmek ve Türk romanının köşe taşlarından birine tanıklık etmek isteyen her okur için vazgeçilmez bir başyapıt.
Servet-i Fünun döneminin en parlak imzalarından Mehmet Rauf'un kaleminden, Türk edebiyatı tarihinde ilk psikolojik roman unvanını elinde tutan sarsıcı bir başyapıt. İnsan ruhunun en derin ve karmaşık labirentlerinde, bir sonbahar hüznüyle filizlenen imkânsız bir aşkın anatomisi... Eylül, evli bir kadın olan Suat, onun eşi Süreyya ve aile dostları Necip arasındaki hassas bağların, zamanla önü alınamaz bir gönül yangınına dönüşmesini konu alır. Mehmet Rauf, olay örgüsünün ötesine geçerek kahramanlarının iç dünyalarını, vicdan azaplarını, sadakat ile tutku arasında sıkışıp kalan ruhsal çalkantılarını adeta bir nakış gibi işler. Boğaziçi'nin dingin fonunda başlayan bu sessiz trajedi, mevsimlerin eylüle dönmesiyle birlikte insan ruhunun da sonbaharına ayna tutar. Yazar; aşkın, fedakârlığın ve melankolinin sınırlarını zorlarken, dönemin sosyal yapısı içinde sıkışmış bireyin yalnızlığını eşsiz bir monolog ve tahlil yeteneğiyle gözler önüne serer. Kelimelerin ardındaki sessiz çığlıkları, bakışlardaki gizli itirafları edebiyatımıza kazandıran bu ölümsüz klasik; insan psikolojisinin derinliklerine inmek ve Türk romanının köşe taşlarından birine tanıklık etmek isteyen her okur için vazgeçilmez bir başyapıt.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat