Düşünce – Mekân Diyalektiğinde Antik Mezopotamya Kentleri

Stok Kodu:
9786253969738
Boyut:
135-215-
Sayfa Sayısı:
312
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-09
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
420,00
Havale/EFT ile: 357,00
9786253969738
816342
Düşünce – Mekân Diyalektiğinde Antik Mezopotamya Kentleri
Düşünce – Mekân Diyalektiğinde Antik Mezopotamya Kentleri
420.00
Dicle ile Fırat'ın arasında, suyun hem hayat verdiği hem yok ettiği bir coğrafyada, insanlık ilk kez düşünmeyi taşa, kerpice ve sur duvarına döktü. Uruk, Ur, Babil, Nippur, Ninova... Bu kentler, kaos ile düzen arasındaki kadim gerilimin mekâna işlenmiş halidir.

Turgay Ovalı bu kitapta, antik Mezopotamya kentlerini düşünce ile mekânın birbirini karşılıklı olarak ürettiği diyalektik bir süreç olarak okuyor. Yaratılış mitlerinden zigguratların kozmik mimarisine, sulama kanallarının siyasi gücünden çivi yazısının doğuşuna, saray-tapınak ilişkisinden Hammurabi Kanunları'na, kutsal ile profan mekânların ayrımından tufan sonrası yeniden inşa döngüsüne kadar uzanan on bir bölümlük bu yolculuk, mitolojik metinleri, hukuk derlemelerini ve arkeolojik verileri Lefebvre, Foucault ve Ricoeur gibi düşünürlerle diyalog içinde yeniden okuyor.

Düşünce-Mekân Diyalektiğinde Antik Mezopotamya Kentleri, insanlığın ilk kentlerinin taşlarında saklı olan soruyu bugüne taşıyor: Mekân mı düşünceyi biçimlendirir, yoksa düşünce mi mekânı? Kent tarihi, felsefi coğrafya, arkeoloji ve Yakın Doğu çalışmalarıyla ilgilenen her okur için özgün ve derinlikli bir kaynak.
Dicle ile Fırat'ın arasında, suyun hem hayat verdiği hem yok ettiği bir coğrafyada, insanlık ilk kez düşünmeyi taşa, kerpice ve sur duvarına döktü. Uruk, Ur, Babil, Nippur, Ninova... Bu kentler, kaos ile düzen arasındaki kadim gerilimin mekâna işlenmiş halidir.

Turgay Ovalı bu kitapta, antik Mezopotamya kentlerini düşünce ile mekânın birbirini karşılıklı olarak ürettiği diyalektik bir süreç olarak okuyor. Yaratılış mitlerinden zigguratların kozmik mimarisine, sulama kanallarının siyasi gücünden çivi yazısının doğuşuna, saray-tapınak ilişkisinden Hammurabi Kanunları'na, kutsal ile profan mekânların ayrımından tufan sonrası yeniden inşa döngüsüne kadar uzanan on bir bölümlük bu yolculuk, mitolojik metinleri, hukuk derlemelerini ve arkeolojik verileri Lefebvre, Foucault ve Ricoeur gibi düşünürlerle diyalog içinde yeniden okuyor.

Düşünce-Mekân Diyalektiğinde Antik Mezopotamya Kentleri, insanlığın ilk kentlerinin taşlarında saklı olan soruyu bugüne taşıyor: Mekân mı düşünceyi biçimlendirir, yoksa düşünce mi mekânı? Kent tarihi, felsefi coğrafya, arkeoloji ve Yakın Doğu çalışmalarıyla ilgilenen her okur için özgün ve derinlikli bir kaynak.
Iyzico İle Öde
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 420,00    420,00   
2 210,00    420,00   
3 140,00    420,00   
4 105,00    420,00   
5 84,00    420,00   
6 70,00    420,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat