9786253696177
721536
https://www.kitapova.com/donus-18
Dönüş
251.85
“Saklayamadığın yaraya akbabalar konar,” diyordu.
Hapishanede on yılını geçiren “Pero” nihayet tahliye edilmesiyle memleketine dönmektedir. Dönüş yolunda hayatının muhasebesini babasıyla hesaplaşması üzerinden yapar. Baba-kız hesaplaşması gölgesinde
sistemi, gücü elinde tutanların her fırsatta kullandığı şiddeti açık eder. Mehtap Ceyran, dışarıda toplum baskısını, içeride cezaevi koşullarını, şiddetin toplum içinde sıradanlaştırılarak sistemi nasıl acımasızca yeniden ürettiğini anlatan; çok dokunaklı, çok içeriden ve çok cesur bir metin ortaya koyuyor. Peki bunca söz hep içeride, hep içinde mi kalacaktır yoksa Pero bunları babasına söyleyebilecek midir?
Bu sürükleyici anlatı, bir hayatta kalma, anlama ve anlatma çabasını “ötekinin de ötekisi” üzerinden resmediyor.
Ev ise “yuvalara” ve kabuklara ayırdığım iki bölümden oluşuyordu. “Yuvalar” yaşamak zorunda kaldığım yabancı evlerdi, kabuklar kendimi korumak için giyindiğim kamuflajlar. Ev “yuvalarla” kabuklar arasında ona istediğim anlamı yükleyebileceğim bir boşluktu; içinde savrulup durduğum, kendimi ve yerimi bulamadığım bir boşluk. Boşluk çoğu şeyi içine hapseder; bıçaklar, yaralar, uçurumlar. Ve o güne kadarki hayatımın bir uçurum kenarında geçtiği gerçeği. Durmadan dibini bulduğum ve yeniden tırmandığım bir uçurum.
“Saklayamadığın yaraya akbabalar konar,” diyordu.
Hapishanede on yılını geçiren “Pero” nihayet tahliye edilmesiyle memleketine dönmektedir. Dönüş yolunda hayatının muhasebesini babasıyla hesaplaşması üzerinden yapar. Baba-kız hesaplaşması gölgesinde
sistemi, gücü elinde tutanların her fırsatta kullandığı şiddeti açık eder. Mehtap Ceyran, dışarıda toplum baskısını, içeride cezaevi koşullarını, şiddetin toplum içinde sıradanlaştırılarak sistemi nasıl acımasızca yeniden ürettiğini anlatan; çok dokunaklı, çok içeriden ve çok cesur bir metin ortaya koyuyor. Peki bunca söz hep içeride, hep içinde mi kalacaktır yoksa Pero bunları babasına söyleyebilecek midir?
Bu sürükleyici anlatı, bir hayatta kalma, anlama ve anlatma çabasını “ötekinin de ötekisi” üzerinden resmediyor.
Ev ise “yuvalara” ve kabuklara ayırdığım iki bölümden oluşuyordu. “Yuvalar” yaşamak zorunda kaldığım yabancı evlerdi, kabuklar kendimi korumak için giyindiğim kamuflajlar. Ev “yuvalarla” kabuklar arasında ona istediğim anlamı yükleyebileceğim bir boşluktu; içinde savrulup durduğum, kendimi ve yerimi bulamadığım bir boşluk. Boşluk çoğu şeyi içine hapseder; bıçaklar, yaralar, uçurumlar. Ve o güne kadarki hayatımın bir uçurum kenarında geçtiği gerçeği. Durmadan dibini bulduğum ve yeniden tırmandığım bir uçurum.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 251,85 | 251,85 |
| 2 | 125,93 | 251,85 |
| 3 | 83,95 | 251,85 |
| 4 | 62,96 | 251,85 |
| 5 | 50,37 | 251,85 |
| 6 | 41,98 | 251,85 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.