9786258596588
815558
https://www.kitapova.com/degerler-egitimi-haklardan-sorumluluklara
Değerler Eğitimi Haklardan Sorumluluklara
427.00
Değerler eğitiminde temel sorun, hangi değerlerin öğretileceği kadar, bu değerlerin hangi
zeminde temellendirildiği ve içselleştirilerek davranışlara nasıl yansıdığıdır. Bu kitap, Kur'an'ın yirmi üç yıllık nüzul sürecini tedricî bir eğitim süreci olarak okuyarak bu üç temel meseleye cevap arar. Tefsir, siyer, eğitim bilimleri, felsefe ve sosyolojinin imkânlarını birlikte kullanan kitabın girişinde kavramsal ve disiplinlerarası çerçeve kurulmakta; ardından altı bölümde Mekke dönemi, Medine dönemi, diyalektik geçiş modeli, hak–sorumluluk dengesine dayalı eğitim modelleri, dijital çağda din eğitimi ve değer kazanımı ile değerlendirme ve sonuç ele alınmaktadır. Kitabın adındaki "haklardan sorumluluklara" ifadesi, hak bilincinin sorumluluk bilinciyle bütünleşmesini anlatır. Hak ve sorumluluk, aynı ahlaki bütünlüğün birbirini tamamlayan iki boyutudur. Çocuğa önce haklarının güvence altına alındığı bir ortam sunulur; sorumluluk ise gelişim düzeyi gözetilerek tedricen kazandırılır. Buradaki öncelik ontolojik değil, pedagojiktir. Kitabın insan tasavvuru; aklını kullanan, iyiyi bilinçli biçimde tercih eden, haksızlığa karşı çıkan, hak ve sorumluluk bilincine sahip ve Hakk'ın rızasını gözeten bireyi esas alır. Mekke ve Medine dönemleri, aynı değer dünyasının farklı tarihsel şartlarda değişen vurgularını yansıtan bütüncül bir süreç olarak ele alınır. Mekke'de insan onuru, hak bilinci, şahsiyet gelişimi ve ahlaki direnç öne çıkarken; Medine'de adalet, şûrâ, infak ve birlikte yaşama ilkeleri daha geniş toplumsal ve kurumsal karşılıklar kazanır. Bu tarihsel ve pedagojik çerçevede hakların normatif zemini de makâsıdü'ş-şerîa ve zarûriyyât üzerinden temellendirilir. Değerin öğrenilmesi, içselleştirilmesi ve davranışa yansıması Tilavet–Talim–Tezkiye (3T) bütünlüğüyle açıklanır; dijital hayatın somut tercihleri için Sahihlik–Sorumluluk–Saygı (3S) çerçevesi önerilir. Aile, okul, öğretmen eğitimi ve dijital ortamlar için geliştirilen modüller, teorik çerçevenin eğitim ve aile ortamlarına taşınmasına yönelik uygulama örnekleri sunar. Kur'anî pedagojik ilkeler, Piaget, Kohlberg, Vygotsky ve Bandura'nın kuramlarıyla karşılaştırmalı olarak değerlendirilir. Kitap; değerler ve din eğitimi alanında çalışan akademisyenlere, uygulanabilir modeller arayan öğretmen ve öğretmen adaylarına, müfredat ve eğitim uygulamalarını geliştiren eğitim yöneticileri ile politika yapıcılara ve hak–sorumluluk dengesini çocuklarına kazandırmak isteyen ailelere hitap etmektedir.
zeminde temellendirildiği ve içselleştirilerek davranışlara nasıl yansıdığıdır. Bu kitap, Kur'an'ın yirmi üç yıllık nüzul sürecini tedricî bir eğitim süreci olarak okuyarak bu üç temel meseleye cevap arar. Tefsir, siyer, eğitim bilimleri, felsefe ve sosyolojinin imkânlarını birlikte kullanan kitabın girişinde kavramsal ve disiplinlerarası çerçeve kurulmakta; ardından altı bölümde Mekke dönemi, Medine dönemi, diyalektik geçiş modeli, hak–sorumluluk dengesine dayalı eğitim modelleri, dijital çağda din eğitimi ve değer kazanımı ile değerlendirme ve sonuç ele alınmaktadır. Kitabın adındaki "haklardan sorumluluklara" ifadesi, hak bilincinin sorumluluk bilinciyle bütünleşmesini anlatır. Hak ve sorumluluk, aynı ahlaki bütünlüğün birbirini tamamlayan iki boyutudur. Çocuğa önce haklarının güvence altına alındığı bir ortam sunulur; sorumluluk ise gelişim düzeyi gözetilerek tedricen kazandırılır. Buradaki öncelik ontolojik değil, pedagojiktir. Kitabın insan tasavvuru; aklını kullanan, iyiyi bilinçli biçimde tercih eden, haksızlığa karşı çıkan, hak ve sorumluluk bilincine sahip ve Hakk'ın rızasını gözeten bireyi esas alır. Mekke ve Medine dönemleri, aynı değer dünyasının farklı tarihsel şartlarda değişen vurgularını yansıtan bütüncül bir süreç olarak ele alınır. Mekke'de insan onuru, hak bilinci, şahsiyet gelişimi ve ahlaki direnç öne çıkarken; Medine'de adalet, şûrâ, infak ve birlikte yaşama ilkeleri daha geniş toplumsal ve kurumsal karşılıklar kazanır. Bu tarihsel ve pedagojik çerçevede hakların normatif zemini de makâsıdü'ş-şerîa ve zarûriyyât üzerinden temellendirilir. Değerin öğrenilmesi, içselleştirilmesi ve davranışa yansıması Tilavet–Talim–Tezkiye (3T) bütünlüğüyle açıklanır; dijital hayatın somut tercihleri için Sahihlik–Sorumluluk–Saygı (3S) çerçevesi önerilir. Aile, okul, öğretmen eğitimi ve dijital ortamlar için geliştirilen modüller, teorik çerçevenin eğitim ve aile ortamlarına taşınmasına yönelik uygulama örnekleri sunar. Kur'anî pedagojik ilkeler, Piaget, Kohlberg, Vygotsky ve Bandura'nın kuramlarıyla karşılaştırmalı olarak değerlendirilir. Kitap; değerler ve din eğitimi alanında çalışan akademisyenlere, uygulanabilir modeller arayan öğretmen ve öğretmen adaylarına, müfredat ve eğitim uygulamalarını geliştiren eğitim yöneticileri ile politika yapıcılara ve hak–sorumluluk dengesini çocuklarına kazandırmak isteyen ailelere hitap etmektedir.
Değerler eğitiminde temel sorun, hangi değerlerin öğretileceği kadar, bu değerlerin hangi
zeminde temellendirildiği ve içselleştirilerek davranışlara nasıl yansıdığıdır. Bu kitap, Kur'an'ın yirmi üç yıllık nüzul sürecini tedricî bir eğitim süreci olarak okuyarak bu üç temel meseleye cevap arar. Tefsir, siyer, eğitim bilimleri, felsefe ve sosyolojinin imkânlarını birlikte kullanan kitabın girişinde kavramsal ve disiplinlerarası çerçeve kurulmakta; ardından altı bölümde Mekke dönemi, Medine dönemi, diyalektik geçiş modeli, hak–sorumluluk dengesine dayalı eğitim modelleri, dijital çağda din eğitimi ve değer kazanımı ile değerlendirme ve sonuç ele alınmaktadır. Kitabın adındaki "haklardan sorumluluklara" ifadesi, hak bilincinin sorumluluk bilinciyle bütünleşmesini anlatır. Hak ve sorumluluk, aynı ahlaki bütünlüğün birbirini tamamlayan iki boyutudur. Çocuğa önce haklarının güvence altına alındığı bir ortam sunulur; sorumluluk ise gelişim düzeyi gözetilerek tedricen kazandırılır. Buradaki öncelik ontolojik değil, pedagojiktir. Kitabın insan tasavvuru; aklını kullanan, iyiyi bilinçli biçimde tercih eden, haksızlığa karşı çıkan, hak ve sorumluluk bilincine sahip ve Hakk'ın rızasını gözeten bireyi esas alır. Mekke ve Medine dönemleri, aynı değer dünyasının farklı tarihsel şartlarda değişen vurgularını yansıtan bütüncül bir süreç olarak ele alınır. Mekke'de insan onuru, hak bilinci, şahsiyet gelişimi ve ahlaki direnç öne çıkarken; Medine'de adalet, şûrâ, infak ve birlikte yaşama ilkeleri daha geniş toplumsal ve kurumsal karşılıklar kazanır. Bu tarihsel ve pedagojik çerçevede hakların normatif zemini de makâsıdü'ş-şerîa ve zarûriyyât üzerinden temellendirilir. Değerin öğrenilmesi, içselleştirilmesi ve davranışa yansıması Tilavet–Talim–Tezkiye (3T) bütünlüğüyle açıklanır; dijital hayatın somut tercihleri için Sahihlik–Sorumluluk–Saygı (3S) çerçevesi önerilir. Aile, okul, öğretmen eğitimi ve dijital ortamlar için geliştirilen modüller, teorik çerçevenin eğitim ve aile ortamlarına taşınmasına yönelik uygulama örnekleri sunar. Kur'anî pedagojik ilkeler, Piaget, Kohlberg, Vygotsky ve Bandura'nın kuramlarıyla karşılaştırmalı olarak değerlendirilir. Kitap; değerler ve din eğitimi alanında çalışan akademisyenlere, uygulanabilir modeller arayan öğretmen ve öğretmen adaylarına, müfredat ve eğitim uygulamalarını geliştiren eğitim yöneticileri ile politika yapıcılara ve hak–sorumluluk dengesini çocuklarına kazandırmak isteyen ailelere hitap etmektedir.
zeminde temellendirildiği ve içselleştirilerek davranışlara nasıl yansıdığıdır. Bu kitap, Kur'an'ın yirmi üç yıllık nüzul sürecini tedricî bir eğitim süreci olarak okuyarak bu üç temel meseleye cevap arar. Tefsir, siyer, eğitim bilimleri, felsefe ve sosyolojinin imkânlarını birlikte kullanan kitabın girişinde kavramsal ve disiplinlerarası çerçeve kurulmakta; ardından altı bölümde Mekke dönemi, Medine dönemi, diyalektik geçiş modeli, hak–sorumluluk dengesine dayalı eğitim modelleri, dijital çağda din eğitimi ve değer kazanımı ile değerlendirme ve sonuç ele alınmaktadır. Kitabın adındaki "haklardan sorumluluklara" ifadesi, hak bilincinin sorumluluk bilinciyle bütünleşmesini anlatır. Hak ve sorumluluk, aynı ahlaki bütünlüğün birbirini tamamlayan iki boyutudur. Çocuğa önce haklarının güvence altına alındığı bir ortam sunulur; sorumluluk ise gelişim düzeyi gözetilerek tedricen kazandırılır. Buradaki öncelik ontolojik değil, pedagojiktir. Kitabın insan tasavvuru; aklını kullanan, iyiyi bilinçli biçimde tercih eden, haksızlığa karşı çıkan, hak ve sorumluluk bilincine sahip ve Hakk'ın rızasını gözeten bireyi esas alır. Mekke ve Medine dönemleri, aynı değer dünyasının farklı tarihsel şartlarda değişen vurgularını yansıtan bütüncül bir süreç olarak ele alınır. Mekke'de insan onuru, hak bilinci, şahsiyet gelişimi ve ahlaki direnç öne çıkarken; Medine'de adalet, şûrâ, infak ve birlikte yaşama ilkeleri daha geniş toplumsal ve kurumsal karşılıklar kazanır. Bu tarihsel ve pedagojik çerçevede hakların normatif zemini de makâsıdü'ş-şerîa ve zarûriyyât üzerinden temellendirilir. Değerin öğrenilmesi, içselleştirilmesi ve davranışa yansıması Tilavet–Talim–Tezkiye (3T) bütünlüğüyle açıklanır; dijital hayatın somut tercihleri için Sahihlik–Sorumluluk–Saygı (3S) çerçevesi önerilir. Aile, okul, öğretmen eğitimi ve dijital ortamlar için geliştirilen modüller, teorik çerçevenin eğitim ve aile ortamlarına taşınmasına yönelik uygulama örnekleri sunar. Kur'anî pedagojik ilkeler, Piaget, Kohlberg, Vygotsky ve Bandura'nın kuramlarıyla karşılaştırmalı olarak değerlendirilir. Kitap; değerler ve din eğitimi alanında çalışan akademisyenlere, uygulanabilir modeller arayan öğretmen ve öğretmen adaylarına, müfredat ve eğitim uygulamalarını geliştiren eğitim yöneticileri ile politika yapıcılara ve hak–sorumluluk dengesini çocuklarına kazandırmak isteyen ailelere hitap etmektedir.
Iyzico İle Öde
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 427,00 | 427,00 |
| 2 | 213,50 | 427,00 |
| 3 | 142,33 | 427,00 |
| 4 | 106,75 | 427,00 |
| 5 | 85,40 | 427,00 |
| 6 | 71,17 | 427,00 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.