Bir Zamanlar Yukarıda;Eskiçağ Mezopotamya Dininin Göksel Yönü ve Göksel Kehanetler

Stok Kodu:
9786255518965
Boyut:
135-195-0
Sayfa Sayısı:
200
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-08-06
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
Kategori:
%29 indirimli
240,00
170,40
9786255518965
781880
Bir Zamanlar Yukarıda;Eskiçağ Mezopotamya Dininin Göksel Yönü ve Göksel Kehanetler
Bir Zamanlar Yukarıda;Eskiçağ Mezopotamya Dininin Göksel Yönü ve Göksel Kehanetler
170.40
Eskiçağ Mezopotamya uygarlıkları, yazının kullanılmaya başlandığı yıllardan sonra kendi dini inançlarını yazıya dökmüşlerdir. Bu bağlamda yapılan kazılar neticesinde onların dini inançları hakkında birçok bilgiye ulaşılmış ve Eskiçağ Mezopotamya insanının gökyüzü hakkındaki düşünceleri, inanışları ve incelemeleri de gün yüzüne çıkmıştır. Eskiçağ Mezopotamya insanı, göğe bakarken büyük bir aşkınlık içerisine girmiş ve çoğu inanışını gökyüzü ile bağdaştırmıştır. Gökyüzünde Hiyerofaniyi, bir diğer deyişle kutsalın tezahürünü gören Mezopotamya insanı, gökyüzünde ancak aşkın ve kutsal bir varlığın yaşayabileceğini hayal etmiştir. Özellikle şehirleşmenin etkisiyle aşkın ve ulaşılamaz olan varlık, yerini daha dinamik tanrılara bırakmıştır. Mezopotamya insanı ise bu tanrılara sadece ibadet etmemiş, onları gökyüzündeki gözle görülen yıldız ve gezegenlere benzetmiş, gökyüzündeki gezegenlere bakarak, onları inceleyerek göksel kehanet serileri üretmişlerdir. Bu kehanet serileri ve gökyüzü incelemeleri de Eskiçağ Mezopotamya bölgesinin etrafındaki memleketleri, özellikle Yunan dünyasını etkisi altına alarak günümüze kadar gelen gökyüzü incelemelerine zemin hazırlamışlardır.
Eskiçağ Mezopotamya uygarlıkları, yazının kullanılmaya başlandığı yıllardan sonra kendi dini inançlarını yazıya dökmüşlerdir. Bu bağlamda yapılan kazılar neticesinde onların dini inançları hakkında birçok bilgiye ulaşılmış ve Eskiçağ Mezopotamya insanının gökyüzü hakkındaki düşünceleri, inanışları ve incelemeleri de gün yüzüne çıkmıştır. Eskiçağ Mezopotamya insanı, göğe bakarken büyük bir aşkınlık içerisine girmiş ve çoğu inanışını gökyüzü ile bağdaştırmıştır. Gökyüzünde Hiyerofaniyi, bir diğer deyişle kutsalın tezahürünü gören Mezopotamya insanı, gökyüzünde ancak aşkın ve kutsal bir varlığın yaşayabileceğini hayal etmiştir. Özellikle şehirleşmenin etkisiyle aşkın ve ulaşılamaz olan varlık, yerini daha dinamik tanrılara bırakmıştır. Mezopotamya insanı ise bu tanrılara sadece ibadet etmemiş, onları gökyüzündeki gözle görülen yıldız ve gezegenlere benzetmiş, gökyüzündeki gezegenlere bakarak, onları inceleyerek göksel kehanet serileri üretmişlerdir. Bu kehanet serileri ve gökyüzü incelemeleri de Eskiçağ Mezopotamya bölgesinin etrafındaki memleketleri, özellikle Yunan dünyasını etkisi altına alarak günümüze kadar gelen gökyüzü incelemelerine zemin hazırlamışlardır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat