Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor
9786053164753
819907
https://www.kitapova.com/aydinlanmanin-diyalektigi-felsefi-fragmanlar
Aydınlanma'nın Diyalektiği;Felsefi Fragmanlar
353.60
Yirminci yüzyılın en önemli düşünce klasiklerinden olan Aydınlanma'nın Diyalektiği, İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru yazılmıştı. Yazarlar Batı uygarlığının 1930'lardan itibaren kendi kendini yok etmeye yönelik adımlar atmasının arkasındaki dinamikleri anlamaya çalışıyorlardı. Yaptıkları analizler yaygın savaş tehdidinin kol gezdiği günümüzü anlamak için de işlevsel: "Saygıdeğer çeteler" tahakkümlerini sürdürmek için, ortaya attıkları fikirleri saygıdeğer olmayan çetelere uygulatmaya devam ediyorlar.
Aydınlanma'nın eleştirisinden daha radikal bir Aydınlanma tasavvuruna geçmeyi başaramadık. Sermayenin toplum üstündeki tahakkümü sürüp gidiyor. Yine de Aydınlanma'nın Diyalektiği'nde vurgulanan eleştirilerden kadın hakları ve hayvan hakları gibi sorunlar aradan geçen zaman içinde güçlü birer mücadelenin konusu haline geldi. Kültür endüstrisinde, özellikle Hollywood sineması bağlamında dile getirilen, içeriğin giderek seyrelip neredeyse buharlaştığı, yerini efektlere ve kendi kendini kopyalamaya bıraktığı eleştirisi artık elle tutulur bir hal almış durumda. Neyse ki endüstriyel üretime direnen bir sinema ve sanat da var günümüzde.
İlk yayımından yaklaşık seksen yıl sonra Aydınlanma'nın Diyalektiği hâlâ çok güncel: "Aklın açtığı yaraların çaresini daha az değil daha çok akılda" aramaya davet ediyor bizi.
Şeyda Öztürk'ün çevirisi ve açıklayıcı notlarıyla.
Aydınlanma'nın eleştirisinden daha radikal bir Aydınlanma tasavvuruna geçmeyi başaramadık. Sermayenin toplum üstündeki tahakkümü sürüp gidiyor. Yine de Aydınlanma'nın Diyalektiği'nde vurgulanan eleştirilerden kadın hakları ve hayvan hakları gibi sorunlar aradan geçen zaman içinde güçlü birer mücadelenin konusu haline geldi. Kültür endüstrisinde, özellikle Hollywood sineması bağlamında dile getirilen, içeriğin giderek seyrelip neredeyse buharlaştığı, yerini efektlere ve kendi kendini kopyalamaya bıraktığı eleştirisi artık elle tutulur bir hal almış durumda. Neyse ki endüstriyel üretime direnen bir sinema ve sanat da var günümüzde.
İlk yayımından yaklaşık seksen yıl sonra Aydınlanma'nın Diyalektiği hâlâ çok güncel: "Aklın açtığı yaraların çaresini daha az değil daha çok akılda" aramaya davet ediyor bizi.
Şeyda Öztürk'ün çevirisi ve açıklayıcı notlarıyla.
Yirminci yüzyılın en önemli düşünce klasiklerinden olan Aydınlanma'nın Diyalektiği, İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru yazılmıştı. Yazarlar Batı uygarlığının 1930'lardan itibaren kendi kendini yok etmeye yönelik adımlar atmasının arkasındaki dinamikleri anlamaya çalışıyorlardı. Yaptıkları analizler yaygın savaş tehdidinin kol gezdiği günümüzü anlamak için de işlevsel: "Saygıdeğer çeteler" tahakkümlerini sürdürmek için, ortaya attıkları fikirleri saygıdeğer olmayan çetelere uygulatmaya devam ediyorlar.
Aydınlanma'nın eleştirisinden daha radikal bir Aydınlanma tasavvuruna geçmeyi başaramadık. Sermayenin toplum üstündeki tahakkümü sürüp gidiyor. Yine de Aydınlanma'nın Diyalektiği'nde vurgulanan eleştirilerden kadın hakları ve hayvan hakları gibi sorunlar aradan geçen zaman içinde güçlü birer mücadelenin konusu haline geldi. Kültür endüstrisinde, özellikle Hollywood sineması bağlamında dile getirilen, içeriğin giderek seyrelip neredeyse buharlaştığı, yerini efektlere ve kendi kendini kopyalamaya bıraktığı eleştirisi artık elle tutulur bir hal almış durumda. Neyse ki endüstriyel üretime direnen bir sinema ve sanat da var günümüzde.
İlk yayımından yaklaşık seksen yıl sonra Aydınlanma'nın Diyalektiği hâlâ çok güncel: "Aklın açtığı yaraların çaresini daha az değil daha çok akılda" aramaya davet ediyor bizi.
Şeyda Öztürk'ün çevirisi ve açıklayıcı notlarıyla.
Aydınlanma'nın eleştirisinden daha radikal bir Aydınlanma tasavvuruna geçmeyi başaramadık. Sermayenin toplum üstündeki tahakkümü sürüp gidiyor. Yine de Aydınlanma'nın Diyalektiği'nde vurgulanan eleştirilerden kadın hakları ve hayvan hakları gibi sorunlar aradan geçen zaman içinde güçlü birer mücadelenin konusu haline geldi. Kültür endüstrisinde, özellikle Hollywood sineması bağlamında dile getirilen, içeriğin giderek seyrelip neredeyse buharlaştığı, yerini efektlere ve kendi kendini kopyalamaya bıraktığı eleştirisi artık elle tutulur bir hal almış durumda. Neyse ki endüstriyel üretime direnen bir sinema ve sanat da var günümüzde.
İlk yayımından yaklaşık seksen yıl sonra Aydınlanma'nın Diyalektiği hâlâ çok güncel: "Aklın açtığı yaraların çaresini daha az değil daha çok akılda" aramaya davet ediyor bizi.
Şeyda Öztürk'ün çevirisi ve açıklayıcı notlarıyla.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.