1970-1980 Arası Türkiye Deneyimi Üzerinden İdeolojik Aklın Serüveni

Stok Kodu:
9786259398402
Boyut:
135-195-0
Sayfa Sayısı:
208
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025-09-18
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%29 indirimli
250,00
177,50
9786259398402
781019
1970-1980 Arası Türkiye Deneyimi Üzerinden İdeolojik Aklın Serüveni
1970-1980 Arası Türkiye Deneyimi Üzerinden İdeolojik Aklın Serüveni
177.50
Ölüm, öteden beri kutsaldır bu topraklarda… Bu ülkede kutsal olan, yaşamaktan daha önemlidir. Kutsal olanın mutlaka din olması gerekmez. İdeoloji de, politika da, aşk da, hatta futbol bile bir anda kutsal olanın katına yükselebilir. Çünkü bu ülkede anlam, çoğu zaman insan yaşamından daha önemlidir. Anlamlı olanın ne olduğuna gelince, bunun pek önemi yoktur. Mustafa Alagöz, bu kitapta “anlamlı olanın” ideolojiyle belirlenebileceğinin mutlak olarak kabul edildiği anlayışın egemen olduğu bir dönemi irdeliyor. Bedeli insan kanıyla, bedeli hapishanede çürüyen genç bedenlerle, bedeli sürgünlükte geçen ömürlerle ödenmiş bir sürecin tabu olmuş, dokunulmamış alanlarını seriyor gözler önüne. Kimin ne söylediğinin, ne yaptığının üzerinde durmuyor. Kimseyi suçlamıyor. Düşünülenleri, eylenmiş işleri, felsefi aklın süzgecinden geçirerek yeniden tartışma masasına yatırıyor. Başkaları da yeniden düşünsün, yaşananlar yeniden gözden geçirilsin diye. Yazarın amacı, bu süreçte yer alan politik hareketleri eleştirmekten öte, bu hareketlere yön veren düşüncelerin köklerine inmeye çalışmak. Bu düşünceleri yaratan aklın profilini çıkarmak… Düşünce ile yaşam arasındaki bağın oluşma ve uygulanma biçimini sorgulamak… Başka türlüsü olanaklı mıydı, sorusunu sormak. Daha iyi bir yaşam, daha özgür bir ülke, daha güzel bir dünya için. AHMET ÜMİT
Ölüm, öteden beri kutsaldır bu topraklarda… Bu ülkede kutsal olan, yaşamaktan daha önemlidir. Kutsal olanın mutlaka din olması gerekmez. İdeoloji de, politika da, aşk da, hatta futbol bile bir anda kutsal olanın katına yükselebilir. Çünkü bu ülkede anlam, çoğu zaman insan yaşamından daha önemlidir. Anlamlı olanın ne olduğuna gelince, bunun pek önemi yoktur. Mustafa Alagöz, bu kitapta “anlamlı olanın” ideolojiyle belirlenebileceğinin mutlak olarak kabul edildiği anlayışın egemen olduğu bir dönemi irdeliyor. Bedeli insan kanıyla, bedeli hapishanede çürüyen genç bedenlerle, bedeli sürgünlükte geçen ömürlerle ödenmiş bir sürecin tabu olmuş, dokunulmamış alanlarını seriyor gözler önüne. Kimin ne söylediğinin, ne yaptığının üzerinde durmuyor. Kimseyi suçlamıyor. Düşünülenleri, eylenmiş işleri, felsefi aklın süzgecinden geçirerek yeniden tartışma masasına yatırıyor. Başkaları da yeniden düşünsün, yaşananlar yeniden gözden geçirilsin diye. Yazarın amacı, bu süreçte yer alan politik hareketleri eleştirmekten öte, bu hareketlere yön veren düşüncelerin köklerine inmeye çalışmak. Bu düşünceleri yaratan aklın profilini çıkarmak… Düşünce ile yaşam arasındaki bağın oluşma ve uygulanma biçimini sorgulamak… Başka türlüsü olanaklı mıydı, sorusunu sormak. Daha iyi bir yaşam, daha özgür bir ülke, daha güzel bir dünya için. AHMET ÜMİT
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat